Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
Boşanma davasının açılmasından kararın kesinleşmesine kadar izlenen aşamalar: anlaşmalı ve çekişmeli yol ayrımı, dava dilekçesi, görevli ve yetkili mahkeme, gereken belgeler, tedbir talepleri, duruşma düzeni ve nüfus müdürlüğüne tescil.
Yazan: Tuğrul Alataş · Güncelleme:
Dava Açılmadan Önce Verilmesi Gereken Kararlar
Boşanma davası nasıl açılır sorusunun karşılığı, mahkemeye tek bir dilekçe sunmaktan ibaret değildir. Dosya açılmadan önce hangi yolun izleneceği, boşanmanın yanında hangi taleplerin ileri sürüleceği ve bu taleplerin hangi delillerle desteklenebileceği belirlenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki teksif ilkesi gereği dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra kural olarak yeni vakıa ve talep ileri sürülemez; bu nedenle ilk dilekçenin kapsamı sürecin tamamını etkiler.
Hazırlık aşamasında üç başlık netleştirilir. Birincisi, evliliğin sona ermesi ve sonuçları konusunda eşler arasında uzlaşma bulunup bulunmadığıdır. İkincisi, nafaka, velayet, kişisel ilişki, maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminin tasfiyesi başlıklarından hangilerinin isteneceğidir. Üçüncüsü ise dava sürerken geçerli olacak geçici tedbirlere ihtiyaç duyulup duyulmadığıdır. Ankara’da yerleşik ve Yenimahalle çevresinden başvuran kişiler bakımından çocukların okul düzeni, ortak konutun kime ait olduğu ve tarafların çalışma saatleri gibi somut ayrıntılar da bu aşamada konuşulur. Aile hukuku dışındaki çalışma alanları için hizmet başlıklarımızı inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark
Boşanma davaları, tarafların uzlaşma durumuna göre iki ayrı usulde yürür. Bu ayrım yalnızca sürenin değil, sunulacak belgelerin ve duruşma düzeninin de farklılaşmasına yol açar.
Anlaşmalı boşanmada eşler, evliliğin sona ermesi ve bunun mali sonuçları ile çocuklara ilişkin düzenlemeler üzerinde uzlaşarak mahkemeye başvurur. Türk Medeni Kanunu bu yol için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını arar. Hâkim tarafları duruşmada bizzat dinler; iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmezse ya da protokolü çocukların yararı bakımından uygun bulmazsa dosya anlaşmalı olarak sonuçlandırılmaz.
Çekişmeli boşanmada ise taraflar boşanma iradesinde veya sonuçlarında uzlaşamamıştır. Bu yolda dava dilekçesi tek başına yeterli değildir; dayanılan her vakıanın ayrı ayrı ispatlanması, tanık dinletilmesi, kayıt ve belgelerin mahkemece celbi gerekir. Kusur değerlendirmesi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini doğrudan etkilediğinden, delil düzeninin baştan kurulması önem taşır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Neleri İçermelidir?
Protokol, boşanmanın tüm sonuçlarını kapsamalı ve tereddüde yer bırakmamalıdır. Uygulamada protokolde şu başlıkların açıkça düzenlenmesi beklenir:
- Tarafların boşanma konusundaki karşılıklı iradesi
- Ortak çocuk varsa velayetin kime bırakılacağı
- Çocukla kişisel ilişkinin hangi gün, saat ve tatil dönemlerini kapsayacağı
- İştirak nafakası ile tedbir nafakasının istenip istenmediği, isteniyorsa ödeme düzeni
- Yoksulluk nafakası talebinin bulunup bulunmadığı
- Maddi ve manevi tazminat istemlerinden karşılıklı feragat edilip edilmediği
- Ziynet eşyası ve ev eşyalarının paylaşımı
- Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin karşılıklı beyanlar
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin nasıl karşılanacağı
Protokolde belirsiz bırakılan bir kalem, karar kesinleştikten sonra ayrı bir davanın konusu hâline gelebilir. Bu nedenle metin yazılırken tarafların ileride karşılaşabileceği durumlar tek tek ele alınır. Aile hukuku dosyalarının yürütülme biçimini boşanma ve aile hukuku sayfamızda ayrıntılı olarak açıkladık.
Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Dava, mahkemeye sunulan dilekçe ile açılır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu dilekçede bulunması gereken unsurları düzenlemiştir. Dilekçe şu bölümlerden oluşur:
- Mahkemenin adı. Görevli ve yetkili mahkeme başlıkta gösterilir.
- Tarafların kimlik ve adres bilgileri. Davacı ve davalının adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ile tebligata elverişli adresleri yazılır.
- Konu. Boşanma istemi ile birlikte nafaka, velayet, tazminat gibi hangi taleplerin ileri sürüldüğü kısaca belirtilir.
- Açıklamalar. Evliliğin kronolojisi, boşanmaya dayanak olan olaylar tarih sırasıyla ve somut biçimde anlatılır. Genel ifadeler yerine hangi olayın ne zaman yaşandığı yazılır.
- Hukuki sebepler. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri ile usul kanunlarına atıf yapılır.
- Deliller. Her vakıanın hangi delille ispatlanacağı ayrı ayrı gösterilir. Tanık listesi, banka kayıtları, tapu ve araç sicil kayıtları, sağlık raporları, yazışma ve görüşme kayıtları burada sayılır.
- Netice ve talep. Mahkemeden istenen hüküm açık biçimde yazılır; tedbir talepleri varsa bu bölümde ayrıca belirtilir.
Boşanma sebebinin doğru belirlenmesi, dilekçenin en belirleyici kısmıdır. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri genel ve özel olmak üzere ikiye ayrılır. Uygulamada en sık dayanılan genel sebep evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Zina, hayata kast ve pek kötü ya da onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ile akıl hastalığı ise özel sebepler arasında yer alır. Bazı özel sebepler bakımından kanunda dava açma süreleri öngörülmüştür ve bu süreler geçtikten sonra o sebebe dayanılamaz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
Görev, davanın hangi tür mahkemede görüleceğini ifade eder. Boşanma ve buna bağlı nafaka, velayet, tazminat ile mal rejimi davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dosyaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Görev kuralları kamu düzenindendir; mahkeme görevsizliği yargılamanın her aşamasında resen dikkate alır.
Yetki ise davanın hangi yerdeki mahkemede açılacağını gösterir. Türk Medeni Kanunu boşanma davalarında yetkiyi iki seçenekli olarak düzenlemiştir: eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi. Buna göre Yenimahalle, Batıkent, Demetevler, Şentepe veya Ergazi gibi Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı yerlerde yerleşim yeri bulunan taraflar bakımından dosya, Ankara Adliyesi bünyesindeki Ankara Aile Mahkemelerinde açılır.
Yetkiye ilişkin itiraz, davalı tarafından ilk itiraz olarak ve cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı dinlenmez ve dava açıldığı yerde görülmeye devam eder. Adres kayıt sistemindeki bilgiler ile fiilî oturma yerinin farklı olduğu durumlarda hangi mahkemenin yetkili sayılacağı, dosyaya sunulan kayıtlara göre değerlendirilir.
Gereken Belgeler, Harç ve Gider Avansı
Dava açılırken sunulması gereken belgeler dosyanın niteliğine göre değişir. Her dosyada temel olarak şunlar hazırlanır:
- Kimlik belgesi fotokopisi
- Dosya avukat aracılığıyla takip edilecekse boşanma davalarına özgü fotoğraflı vekaletname
- Anlaşmalı boşanmada taraflarca imzalanmış protokol
- Nafaka ve tazminat talepleri için gelir durumunu gösteren belgeler: maaş bordrosu, sosyal güvenlik kayıtları, vergi kayıtları
- Mal rejimi talepleri için tapu, araç sicil ve banka hesap kayıtları
- İddiaları destekleyen sağlık raporları, kolluk tutanakları, mesaj ve görüşme kayıtları
- Ziynet eşyası talebi için düğün fotoğrafları, video kayıtları veya kuyumcu belgeleri
Nüfus kayıt örneği çoğu zaman mahkemece resen temin edilir. Bazı kayıtların taraflarca sunulması mümkün olmadığında, dilekçede bu kayıtların ilgili kurumdan celbi talep edilir.
Dava açılışında ödenen kalemler ise başvurma harcı, peşin harç ve gider avansıdır. Harç tutarları Harçlar Kanunu’na bağlı tarifelere, gider avansı ise her yıl yayımlanan tarifeye göre belirlendiğinden sabit bir rakamdan söz edilemez. Güncel tutar, dava açılacağı tarihte adliye veznesinden ya da elektronik başvuru sistemi üzerinden hesaplanır. Ödeme yapıldıktan sonra dosyaya esas numarası verilir ve dava açılmış sayılır.
Tebligat, Cevap Dilekçesi ve Dilekçeler Teatisi
Dosya açıldıktan sonra dava dilekçesi ve ekleri karşı tarafa tebliğ edilir. Davalı, kanunda öngörülen süre içinde cevap dilekçesi sunar. Bu süre içinde yetki gibi ilk itirazlar ileri sürülür, karşı tarafın delillerine karşı beyanda bulunulur ve gerekiyorsa karşı dava açılır.
Ardından davacının cevaba cevap, davalının ikinci cevap dilekçesi verilmesiyle dilekçeler teatisi tamamlanır. Bu aşamanın kapanması önemli bir eşiktir: kural olarak bundan sonra yeni vakıa ileri sürmek ya da talep genişletmek karşı tarafın açık rızasına bağlıdır. Tebligatın usulüne uygun yapılmaması, sonradan kararın bozulmasına yol açabilecek bir eksikliktir; bu nedenle adres bilgilerinin doğru bildirilmesi üzerinde durulur.
Tedbir Nafakası ve Geçici Velayet Talepleri
Yargılama uzun sürebildiğinden, dava devam ederken tarafların ve çocukların durumunu düzenleyen geçici kararlara ihtiyaç duyulur. Bu talepler dava dilekçesinde ileri sürülebileceği gibi, yargılama sırasında da istenebilir.
Tedbir nafakası, dava süresince eşin veya çocukların geçimini sağlamak amacıyla hükmedilir. Talep bulunmasa dahi hâkim tarafından resen değerlendirilebilir. Miktar belirlenirken tarafların geliri, sosyal ve ekonomik durumu ile ihtiyaçları birlikte dikkate alınır; mahkeme gerektiğinde sosyal ekonomik durum araştırması yaptırır.
Çocuğun geçici velayeti ve kişisel ilişki düzeni de dava süresince ara kararla belirlenir. Bu kararlarda ölçüt tarafların birbirine yönelttiği iddialar değil, çocuğun üstün yararıdır. Ayrıca ortak konutun hangi tarafa özgüleneceği, aile içi şiddet iddiası varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı verilmesi de talep edilebilir. Bu ara kararlar dosyanın esasına ilişkin nihai hüküm değildir ve koşullar değiştiğinde yeniden düzenlenebilir. Nafaka türlerinin, velayetin ve kişisel ilişki düzeninin dosya içinde nasıl ele alındığını nafaka ve velayet başlıklarını anlattığımız sayfada bulabilirsiniz.
Duruşmalar ve Delillerin Sunulması
İlk duruşma ön inceleme duruşmasıdır. Bu duruşmada dava şartları ve ilk itirazlar incelenir, taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları tespit edilir, taraflar sulhe teşvik edilir ve delillerin toplanması için kesin süre verilir. Verilen süre içinde sunulmayan deliller bakımından hak kaybı doğabilir.
Tahkikat aşamasında tanıklar dinlenir, mahkemece istenen kayıtlar dosyaya girer, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılır. Velayet uyuşmazlıklarında mahkemece görevlendirilen pedagog veya sosyal çalışmacı tarafından sosyal inceleme raporu hazırlanır; idrak çağındaki çocuğun dinlenmesi de yerleşik bir usuldür. Delillerin hukuka uygun yolla elde edilmiş olması aranır, hukuka aykırı yolla elde edilen delil mahkemece değerlendirilmez. Raporlara karşı beyanların kanunda öngörülen süre içinde sunulması gerekir.
Tahkikat tamamlandığında sözlü yargılama aşamasına geçilir. Taraflar son beyanlarını sunar ve mahkeme kararını açıklar. Anlaşmalı dosyalarda ise protokol incelendikten ve taraflar bizzat dinlendikten sonra karar aynı duruşmada verilebilir.
Karar, Kesinleşme ve Nüfus Müdürlüğüne Bildirim
Duruşmada açıklanan kısa karardan sonra gerekçeli karar yazılır ve taraflara tebliğ edilir. Tebliğden itibaren istinaf yoluna başvurma süresi işlemeye başlar. Taraflar bu süre içinde başvuru yapmazsa ya da kanun yoluna başvurmaktan feragat ederse karar kesinleşir. İstinaf başvurusu yapılması hâlinde dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir ve inceleme sonuçlanmadan hüküm kesinleşmez.
Kesinleşme şerhi işlendikten sonra mahkeme kararı nüfus müdürlüğüne resen bildirir ve boşanma nüfus kayıtlarına tescil edilir. Medeni hâlin kayıtlara yansıması, kesinleşmiş kararın soyadı, velayet ve nafaka gibi sonuçlarının uygulanabilmesi bakımından belirleyicidir. Kadının evlenmeden önceki soyadını kullanmasına ilişkin kayıt düzeltmeleri de bu tescille birlikte işlenir.
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava, boşanma kararı kesinleşmeden karara bağlanamaz. Bu dava boşanma davasıyla birlikte açılıp bekletici mesele yapılabileceği gibi, kesinleşmeden sonra ayrıca da açılabilir. Nafaka ve tazminat alacaklarının tahsili gerekiyorsa, kesinleşmiş karara dayanılarak icra takibi başlatılır.
Her dosyanın koşulları farklı olduğundan izlenecek yol da dosyaya göre değişir. Süreçle ilgili görüşme talebi, adres ve ulaşım bilgileri için iletişim sayfamızdaki bilgilerden yararlanabilirsiniz.