İçeriğe geç
Tuğrul AlataşAvukatlık Bürosu

Çalışma Alanı

Ankara Hukuk Bürosu: Ticaret, İcra ve Sorumluluk Hukuku

Ticaret, icra, gayrimenkul, kira, konkordato, çek, sigorta ve tazminat başlıklarını tek çatı altında toplayan kategori sayfası; ticari hayattan ve borç ilişkilerinden doğan bir dosyanın hangi başlığa girdiği buradan görülür.

Büro
Yenimahalle / Ankara
Büronun Bağlı Olduğu Adliye
Ankara Adliyesi
İletişim
0543 960 49 06

Bilgilendirme

Sık Sorulan Sorular

Ticari bir alacak için önce dava mı açmalıyım yoksa icra takibi mi başlatmalıyım?
İki yol birbirinin alternatifidir ve seçim elinizdeki belgeye göre yapılır. Alacak bir çeke ya da bonoya dayanıyorsa kambiyo senetlerine mahsus takip yolu gündeme gelir; bu yolda kanunda daha kısa süreler öngörülmüştür. Elde yalnızca fatura, cari hesap ekstresi veya yazışma varsa genel haciz yoluyla takip başlatılır; borçlu itiraz ederse takip durur ve itirazın iptali davası gündeme gelir. Doğrudan dava açmak ise alacağın varlığı tartışmalıysa veya faiz ve karşı yargılama gideri riski ölçülmek isteniyorsa tercih edilir. Konusu para olan ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olduğu için bu aşamanın atlanmaması gerekir.
Uyuşmazlığım hangi mahkemenin görev alanına girer?
Görevli mahkeme, uyuşmazlığın konusuna ve tarafların sıfatına göre belirlenir. Kanunda ticari dava sayılan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesine, kira ile ortaklığın giderilmesi talepleri sulh hukuk mahkemesine, tapu iptali ve tescil ile haksız fiile dayalı tazminat talepleri asliye hukuk mahkemesine gider. Taraflardan biri tüketici sıfatı taşıyorsa dosya tüketici mahkemesine yönelir. İcra takibinden doğan uyuşmazlıklarda ise itirazın ya da şikâyetin hangi mercie yöneltileceği izlenen takip yoluna göre değişir; bu nedenle takip dosyasının türü baştan belirlenir. Görev kuralları kamu düzenindendir; yanlış mahkemede açılan davada görevsizlik kararı verilir ve kanunda öngörülen süre içinde başvurulması hâlinde dosya görevli mahkemeye gönderilir.
Konusu para olan ticari davada arabuluculuk zorunlu mudur?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından ticari davalarda arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartıdır. İtirazın iptali davası da nitelik itibarıyla bir alacak davası olduğundan bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık icra dairesinde takip başlatmak için arabuluculuk gerekmez; borçlu olunmadığının mahkemece tespitini isteyen menfi tespit davası ile ihtiyati haciz talebi de bu zorunluluğun dışındadır. Arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu nedenle dosyanın hangi talep üzerine kurulacağı, başvuru sırasına da doğrudan etki eder.
Alacak için ihtarname göndermek zorunlu mudur?
Her dosyada zorunlu değildir, ancak sürecin sonucunu etkileyebilir. Borçlunun temerrüde düşmesi kural olarak alacaklının ihtarına bağlıdır; ifa gününün taraflarca belirli bir tarihe bağlandığı ya da sözleşmede ihtara gerek olmadığının kararlaştırıldığı hâllerde ihtar aranmaz. Temerrüdün hangi tarihte doğduğu, faizin işlemeye başladığı anı ve bazı sözleşmelerde fesih hakkının kullanılabileceği zamanı belirler. Bu nedenle ihtarnamenin noter aracılığıyla gönderilmesi, hem içeriğin hem de tebliğ tarihinin sonradan tartışma konusu olmasını önler. Kira ilişkisi gibi bazı sözleşme türlerinde ihtarın içeriği ve verilecek süre kanunda ayrıca düzenlenmiştir; metin, gönderilmeden önce bu koşullara göre hazırlanır.
Dosya sürerken borçlunun mal kaçırmasına karşı ne yapılabilir?
Para alacaklarında ihtiyati haciz, para dışındaki taleplerde ise ihtiyati tedbir yoluna başvurulabilir. İhtiyati haciz için alacağın rehinle güvence altına alınmamış ve kural olarak muaccel, yani istenebilir hâle gelmiş bulunması aranır; mahkeme talebi dosya üzerinden inceleyerek karar verebilir ve kural olarak teminat yatırılmasını ister. Karar alındıktan sonra kanunda öngörülen süreler içinde uygulanması ve ardından takip ya da dava yoluna geçilmesi gerekir; bu süreler kaçırılırsa karar kendiliğinden hükümsüz kalır. Haksız çıkan ihtiyati haciz nedeniyle karşı tarafın uğradığı zarardan sorumluluk doğabileceğinden, talep öncesinde alacağın hangi belgeye dayandığı değerlendirilir. Taşınmazlarda tapu kaydına tedbir şerhi konulması da benzer bir koruma sağlar.
Zamanaşımı süresi durur ya da kesilir mi?
Zamanaşımı, kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde durur ya da kesilir. Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması, faiz ödemesi ya da teminat vermesi zamanaşımını keser; alacaklının dava açması, icra takibi başlatması ya da alacağını iflas masasına bildirmesi de aynı sonucu doğurur. Kesilme hâlinde süre baştan işlemeye başlar. Durma hâlinde ise işlemiş olan süre olduğu yerde bekler ve durma sebebi ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder. Zamanaşımının dolduğunu mahkemeye söyleme işi borçluya düşer; buna zamanaşımı def'i denir ve süresinde ileri sürülmezse mahkeme bunu kendiliğinden dikkate almaz. Buna karşılık hak düşürücü süreler durmaz, kesilmez ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu ayrım, dosyada hangi sürenin işlemekte olduğunun en başta belirlenmesini gerektirir.
Şirketim için sürekli danışmanlık ile dosya bazlı çalışma arasındaki fark nedir?
Dosya bazlı çalışmada belirli bir uyuşmazlık ele alınır ve süreç o dosyanın sonuçlanmasıyla tamamlanır. Sürekli danışmanlıkta ise uyuşmazlık doğmadan önceki aşama üzerinde durulur: sözleşme şablonlarının hazırlanması, cari hesap ve mutabakat düzeninin kurulması, ihtarname ve tahsilat akışının tanımlanması, iş sözleşmeleri ile kişisel veri süreçlerinin gözden geçirilmesi ve genel kurul takviminin izlenmesi bu kapsamdadır. Ticari dosyalarda karşılaşılan durumlardan biri, imzalandığı gün üzerinde durulmayan bir sözleşme maddesinin sonradan uyuşmazlığa dönüşmesidir; bu nedenle iki çalışma biçimi birbirinin yerine değil tamamlayıcısı olarak değerlendirilir.

Hukuki durumunuzu değerlendirelim

Dosyanızın koşullarını dinleyip izlenebilecek yolları ve öngörülen süreçleri anlatalım. Yenimahalle ve Ankara genelinde büroda veya telefonla görüşme yapılabilir.

Ragıp Tüzün, Pazar Cd. No:22/3, 06170 Yenimahalle/Ankara

WhatsAppHemen Ara