Ticari ve Borçlar Hukuku Dosyalarında Sunulan Destek
Ankara Hukuk Bürosu arayışına giren kişi ve şirketler, karşılaştıkları sorunun hangi hukuk dalına girdiğini bilmeden başvurabilir. Oysa ödenmeyen bir fatura, boşaltılmayan bir dükkân, karşılıksız çıkan bir çek ve kaza sonrası ödenmeyen bir tazminat, dışarıdan bakıldığında aynı soruna benzese de birbirinden farklı mahkemelerde, farklı sürelerle ve farklı ispat kurallarıyla çözülür.
Bu sayfa, ticari hayatın ve borç ilişkilerinin doğurduğu başlıkları tek yerde toplar. Her başlığın altında sürecin ana hatları özetlenmiş, ayrıntısı ise o konuya ayrılmış sayfaya bırakılmıştır. Amaç, dosyanın hangi yoldan yürüyeceğine ilk aşamada karar verilebilmesidir; çünkü bu alandaki sürelerin bir kısmı hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında geri alınamaz.
Ragıp Tüzün Mahallesindeki büroda yürütülen çalışma, Yenimahalle ve Ankara genelinde şu başlıkları kapsamaktadır:
- Ticaret ve şirketler hukukundan doğan uyuşmazlıklar ile ticari sözleşmelerin hazırlanması
- Alacakların icra yoluyla takibi, haciz ve itirazın iptali süreçleri
- Çek, bono ve poliçeye dayalı kambiyo takipleri ile karşılıksızlık şikayeti
- Konkordato başvurusunun hazırlanması ve mahkeme nezdinde yürütülmesi
- Tapu iptali ve tescil, önalım (paydaşın satılan payı öncelikle satın alma hakkı), ecrimisil (taşınmazın izinsiz kullanılmasından doğan bedel) ve ortaklığın giderilmesi dosyaları
- Kira bedelinin tespiti ve tahliye davaları
- Trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri
- Kasko, zorunlu mali sorumluluk ve diğer sigorta poliçelerinden doğan uyuşmazlıklar
- Haksız fiil ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat davaları
- Şirketler için sürekli hukuki danışmanlık
Aile, ceza, iş ve idare hukuku dahil diğer başlıklar için çalışma alanlarının tamamı incelenebilir.
Uyuşmazlığın Hangi Başlığa Girdiği Nasıl Belirlenir
Dosyanın yönü belirlenirken dört soru üzerinde durulur. Birincisi tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın niteliğidir: uyuşmazlık kanunda ticari dava sayılan hâllerden biriyse dosya asliye ticaret mahkemesine, taraflardan biri tüketici sıfatı taşıyorsa tüketici mahkemesine yönelir. İkincisi elde bulunan belgedir; bir mahkeme kararı, kambiyo senedi ya da yalnızca fatura bulunması, aynı alacak için birbirinden çok farklı yollar açar.
Üçüncü soru talebin niteliğidir. Bir miktar paranın ödenmesi isteniyorsa alacak davası, bir hakkın varlığının belirlenmesi isteniyorsa tespit davası, bir tapu kaydının düzeltilmesi isteniyorsa tescil davası söz konusudur. Bu ayrım yalnızca dilekçenin başlığını değil, harcın hesabını, arabuluculuk zorunluluğunu ve zamanaşımı süresini de değiştirir.
Dördüncü soru zaman sorusudur. Zamanaşımı süreleri talebin kaynağına göre farklılaşır; haksız fiilde zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen süre ile fiil tarihinden itibaren işleyen üst süre birlikte değerlendirilir. Hak düşürücü süreler ise zamanaşımından farklı olarak durmaz ve kesilmez; mahkeme bunları kendiliğinden gözetir.
Bu dört soru cevaplanmadan kurulan bir başvuru, dosyanın esası hiç incelenmeden usul yönünden sonuçlanma riski taşır. Bu nedenle ilk görüşmede sözleşme, ödeme kayıtları, tebliğ belgeleri ve yazışmalar birlikte incelenir; hangi talebin hangi yolla ileri sürüleceği bu incelemenin ardından belirlenir.
Ticaret ve Şirketler Hukuku
Türk Ticaret Kanunu’nun kapsamı, şirketin kuruluşundan sona ermesine kadar uzanan geniş bir alanı düzenler. Pay devri, sermaye artırımı, genel kurul kararlarının iptali, ortaklıktan çıkma ve çıkarılma, yönetim organının sorumluluğu, ticaret unvanının korunması ve haksız rekabet bu başlıkta gündeme gelen konular arasındadır.
Ticari uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. Konusu para olan alacak ve tazminat taleplerinde ise arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklarda karşılaşılan kaynaklardan biri, esas sözleşmede pay devri ve çıkış koşullarının düzenlenmemiş olmasıdır.
Sözleşme tarafında ise mesafeli satış, bayilik, distribütörlük, tedarik ve hizmet sözleşmelerinde teslim, ayıp bildirimi, cezai şart, yetkili mahkeme ve delil kayıtları belirleyicidir. Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgesindeki işletmelerde karşılaşılan tablolardan biri, siparişin yazılı sözleşmeye bağlanmadan yalnızca teklif ve teyit yazışmasıyla yürütülmesidir.
Bu konudaki şirketler ve ticari sözleşme dosyalarının ayrıntısı ayrı bir sayfada ele alınmıştır.
Alacak Davaları ve İcra Takibi
İcra ve İflas Kanunu, alacağın niteliğine göre farklı takip yolları öngörmüştür. Elde mahkeme kararı varsa ilamlı takip, yoksa genel haciz yoluyla ilamsız takip yürütülür. İkisi arasındaki pratik fark itirazda ortaya çıkar: ilamsız takipte borçlunun süresinde yaptığı itiraz takibi durdurur, ilamlı takipte ise borçlu takibi ancak icra mahkemesinden alacağı bir kararla durdurabilir. Alacak rehinle güvence altına alınmışsa rehnin paraya çevrilmesi yolu gündeme gelir; hangi takip yolunun izlenebileceği, alacağın dayandığı belgeyle birlikte ve kanunda sayılan istisnalar saklı kalmak üzere değerlendirilir.
İlamsız takipte borçluya ödeme emri tebliğ edilir; ödeme emrine itiraz, kanunda öngörülen süre içinde icra dairesine yapılır. Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Bu noktada alacaklının önünde iki seçenek bulunur: elindeki belge kanunda sayılan nitelikli belgelerden ise icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılması istenir; değilse genel mahkemede itirazın iptali davası açılır ve alacağın esası orada incelenir.
Takibin kesinleşmesinin ardından haciz, muhafaza ve satış aşamaları işler. Maaş ve ücret hacizlerinde haczedilebilecek kısım kanunla sınırlandırılmıştır; ayrıca borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan miktarın ne olacağı takip dosyası üzerinden takdir edilir. Nafaka alacakları bakımından ayrı bir rejim uygulanır.
Sürecin aşama aşama işleyişi, borçlu tarafındaki menfi tespit (borçlu olunmadığının tespiti) ve şikayet yolları ile birlikte icra takibi ve alacak tahsili süreci sayfasında açıklanmıştır.
Çek ve Kambiyo Senetlerinden Doğan Uyuşmazlıklar
Çek, bono ve poliçe kanunda sayılan şekil şartlarını taşıdığı sürece kambiyo senedi sayılır; bu nitelik, alacaklıya senede özgü daha hızlı takip yolunu açtığı için belgenin kendisi kadar üzerindeki kayıtlar da önem taşır. Bono bakımından senet metninde bono ya da emre yazılı senet ifadesinin bulunması, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, düzenleme tarihi ve yeri, lehtarın adı ve düzenleyenin imzası aranır. Kanun, bu unsurların bir kısmındaki eksikliği gideren ikame kurallarına, yani eksik yazılan bilginin yerine neyin geçeceğini gösteren tamamlayıcı hükümlere de yer vermiştir; senedin kambiyo senedi niteliğini koruyup korumadığı, eksik unsurla birlikte bu kurallar da gözetilerek değerlendirilir. Bu niteliği yitiren belge geçersiz hâle gelmez; kambiyo takibine dayanak olamaz, buna karşılık genel hükümlere göre alacağın ispatında delil olarak kullanılabilir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu, alacaklıya daha kısa süreler tanır. Bu yolda itiraz icra dairesine değil icra hukuk mahkemesine yapılır ve kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; durdurma ancak mahkemenin vereceği kararla mümkün olur.
Çekin kanunda öngörülen ibraz süresi içinde bankaya sunulmuş olması ayrıca önem taşır. İbraz süresinin kaçırılması hâlinde senede dayalı başvuru haklarının hangi borçlular bakımından etkileneceği, çekin ve senet üzerindeki imzaların durumuna göre değerlendirilir. Karşılıksız işlemi yapılan çeklerde ise Çek Kanunu kapsamındaki şikayet, kanunda öngörülen süre içinde icra ceza mahkemesine yapılır.
Ayrıntılar için çek ve kambiyo senedi takipleri sayfasına bakılabilir.
Konkordato Başvuruları
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, alacaklılarıyla bir plan çerçevesinde anlaşarak faaliyetini sürdürmesini amaçlar. Başvuru asliye ticaret mahkemesine yapılır ve dosyanın merkezinde, hangi borcun hangi vadede ve hangi ölçüde ödeneceğini gösteren ön proje bulunur.
Ön projenin yanında finansal tablolar, ara bilanço, alacaklılar listesi ve kanunda aranan diğer belgeler sunulur; hangi belgelerin isteneceği başvuranın niteliğine göre değişebildiğinden dosya hazırlığına bu tespitle başlanır. Mahkeme belgeleri eksiksiz bulursa geçici mühlet kararı verir ve konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet, mahkemenin dosyayı inceleyip kesin mühlete karar vereceği ara dönemdir; süresi kanunla sınırlıdır ve bu dönemde borçluya karşı yürütülen takipler kural olarak durur, yeni takip başlatılamaz. Rehinle güvence altına alınmış alacaklar ile nafaka gibi bazı alacaklar bakımından kanun ayrık hükümler getirmiştir.
Geçici mühletin ardından koşullar görülürse kesin mühlete geçilir. Bu aşamada alacaklılar kurulu oluşturulabilir, alacaklılar toplanır ve proje oylanır. Projenin kanunda aranan çoğunluk sağlanarak kabul edilmesi ve mahkemece tasdik edilmesi hâlinde plan tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı olur; tasdik edilmezse borçlunun iflasına karar verilmesi gündeme gelebilir.
Sürecin belge hazırlığı ve takvimi konkordato başvurusunun aşamaları sayfasında ayrıntılandırılmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku
Taşınmazın aynından doğan davalarda, yani mülkiyet ve diğer ayni haklara, ayni hak sahipliğindeki değişikliğe ve zilyetliğe ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Taşınmazla ilgili olmakla birlikte sözleşmeden doğan kişisel hak talepleri ise genel yetki kurallarına tabidir. Tapu iptali ve tescil talepleri ile mülkiyet uyuşmazlıkları asliye hukuk mahkemesinde, paydaşlar arasındaki ortaklığın giderilmesi talepleri ise sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Bu başlık altında tipik dosya türleri şunlardır: mirasbırakanın mirasçısından mal kaçırmak amacıyla bağışladığı taşınmazı satış göstermesi hâlinde açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali, paydaşın satılan payı öncelikle satın alma hakkını kullanması anlamına gelen önalım davası, taşınmazın izinsiz kullanılmasından doğan bedelin istendiği ecrimisil talebi, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar ve sınır ile taşkın yapı sorunları. Önalım hakkında dava süresi, satışın noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren işlemeye başlar; bildirim yapılmamışsa kanunda öngörülen daha uzun süre uygulanır.
Taşınmaz satışında belirleyici olan nokta, mülkiyetin ancak tapu sicilinde yapılan resmî devirle geçtiğidir. Harici sözleşmeler, ödeme yapılmış olsa dahi mülkiyeti geçirmez ve ancak sebepsiz zenginleşme ya da alacak talebi doğurur.
Dosya türlerinin ayrıntısı için tapu iptali ve gayrimenkul uyuşmazlıkları sayfası incelenebilir.
Kira ve Tahliye Davaları
Konut ve çatılı işyeri kiraları, Türk Borçlar Kanunu’nun kiracıyı koruyan özel hükümleriyle çerçevelenmiştir. Kiraya veren sözleşmeyi ancak kanunda sınırlı biçimde sayılan sebeplerle sona erdirebilir: gereksinim, yeniden inşa ve esaslı onarım, yazılı tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kira bedelinin ödenmemesi kanunda sayılan sebepler arasında yer alır.
Kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır; kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin talepler bu kapsamın dışında tutulmuştur. Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
Yenilenen dönemdeki kira artışına ilişkin anlaşmalar, kanunda öngörülen üst sınırı aşamaz. Bu sınır sabit bir yüzde değil, tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranına bağlanmıştır; sözleşmede daha yüksek bir artış kararlaştırılmış olsa da sınırı aşan kısım uygulanmaz. Kira bedelinin tespiti davasında ise kararın yeni dönemin başından itibaren geçerli olabilmesi, davanın kanunda öngörülen süre içinde açılmasına ya da kiraya verenin bu süre içinde artış bildiriminde bulunmasına bağlıdır.
Tahliye sebeplerinin her birinin ayrı ispat yükü ve süresi bulunduğundan ayrıntı kira ve tahliye davalarına ilişkin sayfa üzerinden takip edilebilir.
Trafik Kazası Tazminat Davaları
Karayolları Trafik Kanunu, kazadan doğan zarardan aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısını birlikte sorumlu tutar. Zarar gören, bu kişilerin tümüne ya da bir kısmına başvurabilir.
Sigortacıya karşı dava açılabilmesi için önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve kanunda öngörülen süre içinde yanıt alınamamış olması aranır; bu başvuru dava şartıdır ve yapılmadan açılan dava usulden reddedilir. Başvurudan sonra uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınabilir; komisyona başvurunun koşulları ve kapsamı, sigortanın zorunlu ya da isteğe bağlı olmasına göre değişir.
Talep edilebilecek kalemler yaralanma ve ölüm hâllerine göre ayrışır. Geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, tedavi giderleri, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat bu kalemler arasında yer alır. Sürekli iş göremezlik hesabında kusur oranı, maluliyet oranı ve gelir düzeyi birlikte değerlendirilir; bu nedenle dosyada adli tıp raporu ile aktüerya bilirkişi incelemesi belirleyici olur.
Zamanaşımı bakımından sürenin hangi anda işlemeye başlayacağı kanunda düzenlenmiştir; bu nedenle zararın ve sorumlusunun ne zaman öğrenildiği dosyada ayrıca tespit edilir. Eylem aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Sürecin işleyişi trafik kazası tazminat davalarının işleyişi sayfasında açıklanmıştır.
Sigorta Hukuku Uyuşmazlıkları
Sigorta uyuşmazlıkları, poliçenin türüne ve rizikonun niteliğine göre ayrışır. Kasko, zorunlu mali sorumluluk, işyeri, konut, ferdi kaza ve hayat sigortaları farklı genel şartlara tabidir; ödeme talebinin dayanağı poliçe metni ile o poliçeye ait genel şartlardır.
Uygulamada karşılaşılan itiraz sebepleri arasında rizikonun teminat dışında kaldığı, sigorta ettirenin sözleşme kurulurken beyan yükümlülüğünü eksik yerine getirdiği, rizikonun geç ihbar edildiği ya da zararın kasten veya ağır kusurla doğurulduğu iddiaları yer alır. Bu iddialar karşısında hasar dosyası, eksper raporu ve ihbar yazışmaları birlikte incelenir.
Sigorta sözleşmesinden doğan istemler kanunda öngörülen zamanaşımı sürelerine tabidir ve süre, poliçenin düzenlendiği tarihten değil alacağın muaccel olduğu, yani sigortacıdan istenebilir hâle geldiği tarihten işlemeye başlar. Sigortacıya karşı açılacak davada görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine ve hak sahibinin sıfatına göre belirlenir; poliçeden yararlanan kişinin tüketici sıfatı taşıyıp taşımadığı bu belirlemede gözetilir. Dava yolunun yanında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması da mümkündür.
Poliçe incelemesi ve itirazın karşılanması konusunda sigorta uyuşmazlıklarında izlenen yol sayfasına bakılabilir.
Tazminat Davaları
Tazminat talebinin kaynağı ya haksız fiil ya da sözleşmeye aykırılıktır ve bu ayrım sürecin tamamını etkiler. Haksız fiilde zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen süre ile fiil tarihinden itibaren işleyen üst süreye bağlıdır; sözleşmeye aykırılıkta ise Türk Borçlar Kanunu’nun genel zamanaşımı süresi uygulanır.
Maddi tazminatta zararın hesaplanabilir olması, manevi tazminatta ise kişilik hakkının zedelenmiş bulunması aranır. Zararın tutarı dava açılırken tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası, belirlenebiliyor ancak bir bölümü isteniyorsa kısmi dava açılır. Bu tercih, faizin hangi tarihten işleyeceğini ve zamanaşımının hangi tutar için kesileceğini doğrudan değiştirir.
Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikteyse dosya asliye ticaret mahkemesine gider. Ödenmeyen tazminat alacağının tahsili aşamasında ise icra yolu devreye girer.
Dava türleri ve hesaplama yöntemi maddi ve manevi tazminat dosyaları sayfasında ayrıntılandırılmıştır.
Kurumsal Hukuki Danışmanlık
Sürekli danışmanlık, uyuşmazlık doğduktan sonra değil doğmadan önceki aşamaya odaklanır. Ticari sözleşme şablonlarının hazırlanması, cari hesap ve mutabakat düzeninin kurulması, tahsilat akışının ihtarname aşamasıyla birlikte tanımlanması, iş sözleşmeleri ile bordro eklerinin gözden geçirilmesi ve genel kurul takviminin izlenmesi bu kapsamda yürütülür.
Kişisel veri süreçleri de bu başlığın parçasıdır. Aydınlatma metinleri, açık rıza gerektiren hâllerin ayrıştırılması, veri işleme envanteri ve saklama süreleri, ticari faaliyetin kendi mevzuatıyla birlikte değerlendirilir.
Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgesindeki üretim işletmeleri ile Batıkent ve Demetevler çevresindeki ticari işletmelerde karşılaşılan tablolardan biri, aynı sözleşme hatasının farklı müşterilerle tekrarlanmasıdır. Standart sözleşme metninin gözden geçirilmesi, aynı hatanın sonraki sözleşmelerde tekrarlanmasını önlemeye yöneliktir.
Kapsam ve çalışma biçimi kurumsal hukuki danışmanlık kapsamı sayfasında açıklanmıştır.
Ankara’da Bu Dosyaların Görüldüğü Merciler
Adliye bir mahkeme değil, mahkemelerin ve icra dairelerinin bulunduğu binadır; dosyanın hangi adliyede görüleceğini büronun adresi değil, aşağıdaki yetki kuralları belirler. Bu kurallar başka bir yeri işaret etmediği sürece Yenimahalle sınırları içindeki kişi ve işletmelerin dosyaları Ankara Adliyesi bünyesindeki mahkemelerde görülür; asliye ticaret, asliye hukuk, sulh hukuk ve icra hukuk mahkemeleri ile icra daireleri aynı adliye içinde yer alır. Ankara Batı Adliyesinin yetki alanına giren yerleşimlerde ise dosya oraya açılır.
Yetki kuralları dosya türüne göre değişir. Taşınmazın aynından doğan davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; taşınmazla ilgili olmakla birlikte kişisel hakka dayanan talepler genel yetki kurallarına tabidir. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi seçimlik olarak yetkilidir. Haksız fiilde ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri arasında seçim yapılabilir.
Tacirler arasındaki sözleşmelerde yetki şartı kararlaştırılabilir; bu şart geçerliyse dosyanın hangi ilde görüleceğini sözleşme belirler. Yenimahalle dışındaki ilçelerde yürütülen çalışmalar için çalışma bölgelerimiz sayfası incelenebilir.
Dosyalarda Karşılaşılan Hatalar
Dosyanın esasına hiç geçilememesine yol açan başlıklardan biri, dava şartı olan arabuluculuk aşamasının atlanmasıdır. Konusu para olan ticari alacak ve tazminat talepleri ile kira uyuşmazlıklarında bu aşama tamamlanmadan açılan dava esasa girilmeden reddedilir ve harç ile süre kaybı yaşanır.
İkinci başlık belge düzenidir. Teslim tutanağı imzalatılmaması, cari hesap mutabakatının yazılı hâle getirilmemesi, ihtarnamede hangi aya ve hangi tutara ilişkin talepte bulunulduğunun açıkça yazılmaması ve tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının izlenmemesi, esasında haklı olan dosyaları ispat aşamasında zora sokar.
Üçüncü başlık süre takibidir. Çekin ibraz süresi, kambiyo takibinde itiraz süresi, önalımda dava süresi ve karşılıksızlık şikayeti süresi birbirinden farklıdır ve bir kısmı hak düşürücü niteliktedir. Bu sürelerin bir kısmı, olayın öğrenildiği tarihten değil belgenin düzenlendiği ya da işlemin yapıldığı tarihten işlemeye başlar.
Dördüncü başlık, yazışmaların saklanmamasıdır. Sipariş teyidi, teslimat bildirimi, hasar ihbarı ve ödeme talebi yazışmaları, yazılı bir sözleşme bulunmayan dosyalarda iddianın dayandığı yazılı kayıtları oluşturur. Bu kayıtların tarih ve gönderen bilgisiyle birlikte saklanması, sonradan yürütülecek sürecin tamamını değiştirir.