Trafik Kazası Tazminatı: Kimden, Nasıl ve Hangi Sürede İstenir?
Trafik kazası tazminatı, aracın işleteninden, sürücüden ve zorunlu trafik sigortasından kanunun belirlediği usulle istenir. Yazıda zarar kalemleri, sigorta başvurusu, tahkim ve dava yolu, belirsiz alacak davasındaki değişiklik, zamanaşımı ve sık yapılan hatalar anlatılıyor.
Yazan: Tuğrul Alataş

Trafik kazası tazminatı, kazada zarar gören kişinin zararını aracın işletenine ve sürücüsüne karşı, zorunlu trafik sigortası sınırları içinde ise sigorta kuruluşundan istemesiyle gündeme gelir. Dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması gerekir; sonuç alınamazsa sigorta tahkimi ya da dava yolu açıktır. Maddi zararlarda zamanaşımı ise kanunda ayrıca düzenlenmiştir.
Bu yazıda sorumluların kimler olduğunu, hangi zarar kalemlerinin istenebileceğini, sigorta başvurusunu, tahkim ve dava yolunu, 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren değişikliği, zamanaşımını ve sık yapılan hataları anlatıyoruz. Tutarlar her dosyanın verisine göre belirlendiği için rakam verilmemiştir. Sürece ilişkin genel bilgi için Ankara trafik kazası avukatı hizmet sayfamıza da bakabilirsiniz.
Trafik Kazasında Kimler Sorumludur?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, aracın işleteni ve araç bir teşebbüs adı altında işletiliyorsa bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Bu ifade, zarar görenin zararı sorumlulardan herhangi birinden isteyebileceği anlamına gelir. İşleten kavramı her zaman araç sahibiyle örtüşmez; aracı fiilen kendi hesabına kullanan kişi de işleten olabilir. Dosyalarda sürücü, araç maliki ve işleten ayrı kişiler olabildiği için, kime karşı talepte bulunulacağı kaza tutanağı, ruhsat ve poliçe bilgileriyle birlikte belirlenir.
Zorunlu trafik sigortası kapsamındaki zararlar bakımından sigorta kuruluşu da muhatap olur; ancak sigorta kuruluşu yalnızca zorunlu sigortanın sınırları içinde sorumludur. Zarar görenin kazadaki kendi kusuru da değerlendirilir ve kusur dağılımı hesabı etkiler.
Trafik Kazasında Hangi Zararlar İstenebilir?
Kazanın niteliğine göre şu zarar kalemleri gündeme gelir:
- Araç hasarı ve değer kaybı: Onarım gideri ile onarımdan sonra aracın değerinde kalan eksiklik.
- Tedavi ve bakım giderleri: Hastane, ilaç, ameliyat, tedavi sonrası destek ve gerekiyorsa bakım giderleri.
- Geçici iş gücü kaybı: İyileşme sürecinde çalışamama nedeniyle uğranılan gelir kaybı.
- Sürekli iş gücü kaybı: Kalıcı sakatlık nedeniyle çalışma gücünde ortaya çıkan azalma.
- Destekten yoksun kalma: Kazada ölen kişinin desteğiyle geçinenlerin uğradığı zarar.
- Cenaze giderleri: Ölüm hâlinde yapılan harcamalar.
- Manevi tazminat: Acı ve elem nedeniyle ayrıca istenen bedel.
Bedensel zararlar ve destekten yoksun kalma zararları Türk Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Dosyalarda hesap çoğunlukla bilirkişi raporuyla yapılır; kazazedenin yaşı, geliri, kusur durumu ve sağlık raporundaki tespitler gibi veriler belirleyici olur. Tutar her dosyada farklı olduğu için örnek rakam vermek yanıltıcı olur.
Sosyal güvenlik ödemeleri ayrı bir başlıktır. Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine göre rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri bedensel zararlardan ve destekten yoksun kalma zararlarından indirilemez. Kurum ödemesi yapılmış dosyalarda bu ayrım tazminat hesabında önem taşır.
Manevi Tazminat Kimden İstenir?
Zorunlu trafik sigortası kapsamındaki tazminatlar Karayolları Trafik Kanunu’ndaki usul ve esaslara tabidir. Kanunda düzenlenmeyen hususlarda ve manevi tazminatta ise Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri uygulanır (KTK m.90). Manevi tazminat zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamında değildir; işleten ve sürücüden istenir.
Bunun pratik sonucu, manevi tazminat talebinin sigorta kuruluşuna yöneltilemeyeceğidir. Sigorta başvurusunda maddi zarar kalemleri yer alırken, manevi tazminat işleten ve sürücüye karşı açılacak davada ileri sürülür. Miktarını hâkim olayın özelliklerine göre takdir eder; sabit bir tutar yoktur.
Zorunlu Trafik Sigortasına Yazılı Başvuru
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmalıdır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da tahkime başvurabilir.
Bu nedenle başvurunun yazılı olması ve tarihinin ispatlanabilmesi önemlidir. Sözlü ya da telefonla yapılan bildirim yazılı başvurunun yerini tutmaz. Başvuruda genellikle şu bilgiler yer alır:
- Kaza tarihi ve yeri, plaka ve poliçe bilgileri,
- Zarar kalemleri ve talep edilen bedel,
- Kaza tespit tutanağı, kusur raporu, sağlık raporu, fatura ve gelir belgeleri gibi ekler.
Kasko sigortası ayrı bir sözleşmedir; burada anlatılan yol karşı tarafın zorunlu trafik sigortasına ilişkindir.
Sigorta Tahkimi mi, Dava mı?
Sigorta kuruluşu on beş gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa iki yol açılır: mahkemede dava veya 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru. Tahkim, sigorta kuruluşuyla yaşanan uyuşmazlıklar içindir; manevi tazminat sigorta teminatı dışında kaldığı için bu yolla istenemez.
Hangi yolun uygun olduğu zarar kalemlerine, delil durumuna ve işleten ile sürücüye karşı da talep bulunup bulunmadığına göre belirlenir. Tahkim yalnız sigorta kuruluşuna yöneltilen talepler için kullanılabilir; işletene ya da sürücüye karşı talepler ve zorunlu sigorta teminatına girmeyen manevi tazminat için mahkeme yolu gündeme gelir.
31 Temmuz 2026 Değişikliği: Belirsiz Alacak Yerine Kısmi Dava
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davasını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Bu tarihten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder.
Trafik kazası dosyalarında bedensel zararın tutarı, tedavi ve maluliyet süreci tamamlanmadan belli olmayabilir. Belirsiz alacak davası, tutarın dava açıldığında belirlenemediği hâllerde başvurulan bir yoldu. Bu hüküm kaldırıldığından, değişiklik sonrasındaki düzende şu kurallar öne çıkıyor:
- Alacağın bir kısmı dava edilebilir (kısmi dava).
- Talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir.
- Artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).
Uygulamada bunun sonucu şudur: artırım hakkı yalnızca bir kez kullanılabildiği için ilk dilekçedeki talebin dayanakları, hesap verileri ve delil planı baştan özenle kurulmalıdır. Tahkikat, delillerin toplandığı ve incelendiği aşamadır; bilirkişi raporu da çoğunlukla bu aşamada alınır. Rapor geldikten sonra talebin artırılıp artırılmayacağı, hangi gerekçeyle artırılacağı önceden düşünülmelidir. Dava aşamasının yürütülmesi, büromuzun Ankara trafik kazası avukatı çalışma alanına girer.
Trafik Kazası Tazminatında Zamanaşımı
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yaralanmalı ve ölümlü kazalarda ceza dosyası bu yüzden zamanaşımı bakımından da izlenmelidir. Ayrıca tazminat yükümlüsüne karşı kesilen zamanaşımı sigortacıya karşı da kesilmiş olur.
Madde maddi zararlara ilişkindir. Manevi tazminat talebine Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri uygulandığından, maddi ve manevi taleplerin sürelerini birlikte ve erken değerlendirmek yerinde olur. Zararı ve sorumluyu öğrenme tarihi çoğu dosyada tartışma konusu olduğu için kaza tarihinden itibaren belgelerin düzenli saklanması önem taşır.
Delil ve Belgeler
Trafik kazası dosyalarında sonuç büyük ölçüde belgelere dayanır. Hazırlıkta şu belgelere bakılır:
- Kaza tespit tutanağı: Kazanın oluşuna ve ilk kusur tespitine ilişkin belge.
- Kusur raporu: Tarafların kusur dağılımını gösteren bilirkişi ya da kurum raporu.
- Sağlık raporları: Yaralanma, tedavi süreci ve kalıcı etkilere ilişkin hastane ve heyet raporları.
- Hasar belgeleri: Fotoğraflar, hasar tespit ve onarım evrakı, değer kaybına ilişkin tespitler.
- Gelir ve gider belgeleri: Kazanç kaybını gösteren kayıtlar, tedavi faturaları ve makbuzlar.
- Tanık beyanları ve varsa kamera kayıtları.
- Ölüm hâlinde ölüm belgesi, mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtları.
Yaralanmalı kazalarda ceza soruşturması da yürüyebilir. Ceza dosyasındaki raporlar ve tespitler tazminat davasında önem taşıdığı için bu dosyanın seyri de izlenir.
Sık Yapılan Hatalar
Dosyalarda sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Erken ve düşük ibra: Tedavi sürerken ya da kalıcı etkiler belli olmadan, karşı tarafın veya sigorta kuruluşunun sunduğu ibraname imzalanarak haklardan vazgeçilir. Sonradan ortaya çıkan zarar için talep hakkı ciddi biçimde zorlaşabilir.
- Tutanağı okumadan imzalamak: Kusur ve olay anlatımı tutanakta yer aldığı için itirazlar sonradan zorlaşır.
- Yazılı sigorta başvurusu yapmadan dava açmak: Zorunlu sigorta sınırları içindeki talepler için bu başvuru dava öncesinde aranır.
- Başvurunun tarihini ispatlayamamak: On beş günlük cevap süresi başvuru tarihine bağlı olduğundan kayıt altına alınmayan başvuru sorun yaratır.
- Maluliyet belli olmadan uzlaşmak: Kalıcı etkiler netleşmeden yapılan anlaşmalar zararı eksik karşılar.
- Zamanaşımını kaçırmak: Maddi ve manevi taleplerin sürelerini ayrı ayrı izlememek.
- Belge ve faturaları saklamamak ya da aracı hasar tespiti yaptırmadan onartmak.
- Sosyal güvenlik ödemelerinin hesaba etkisini bilmemek: Rücu edilemeyen ödemelerin zarardan indirilemeyeceği unutulur.
- İnternetteki hazır hesaplamalara güvenerek talep belirlemek: Her dosyanın verisi farklıdır.
Bu hatalardan çoğu, dosya henüz başındayken önlenebilir. Sigorta başvurusu, tahkim ve dava arasındaki tercihi baştan planlamak istiyorsanız iletişim bilgilerimizi kullanarak bize yazabilirsiniz.
Sürecin Kısa Özeti
Trafik kazası tazminatında önce sorumlular ve zarar kalemleri belirlenir. Zorunlu sigorta sınırları içindeki talepler için sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılır; on beş gün içinde olumlu cevap alınamazsa sigorta tahkimi ya da dava yolu açılır. Manevi tazminat sigorta kapsamı dışında kaldığı için işleten ve sürücüden istenir. Maddi zararlarda iki yıllık ve on yıllık zamanaşımı süreleri ile ceza zamanaşımı takip edilir. 31 Temmuz 2026’dan itibaren geçerli olan kısmi dava ve talep artırımı düzeni de dava stratejisini etkiler.
Yenimahalle’deki büromuz; Batıkent, Demetevler, Ostim ve İvedik gibi çevre mahallelerden, Keçiören ve Altındağ’dan gelen kazazedelerin dosyalarında sigorta başvurusunun hazırlanması, belgelerin toplanması ve dava sürecinin yürütülmesi konusunda destek veriyor. Dosyanızı birlikte değerlendirmek isterseniz iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.