Hizmet Tespiti Davası Nasıl Açılır
Sigortasız veya eksik bildirilen çalışmanın hizmet tespiti davasıyla nasıl kayda geçirileceği, beş yıllık hak düşürücü süre, ispat araçları, taraflar, görevli mahkeme ve karar sonrası işleyiş anlatılır.
Yazan: Tuğrul Alataş
Hizmet Tespiti Davası Nedir
Hizmet tespiti davası, sigortasız çalıştırılan ya da gerçekte çalıştığından daha az gün veya daha düşük ücretle bildirilen kişinin, çalışmasının mahkeme kararıyla tespit edilmesini sağlayan davadır. Hukuki dayanak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesidir. Kanuna göre işveren, çalıştırdığı kişiyi işe başlamadan önce SGK’ya bildirmek ve her ay prim belgelerini vermek zorundadır. Bu yükümlülük yerine getirilmemişse, kişi çalıştığını iş mahkemesinde ispatlayarak kayda geçirebilir.
Dava üç durumda sık görülür: işçi hiç sigortalı yapılmamıştır, işçi sigortalı olmuş ama eksik günle bildirilmiştir veya işçi asgari ücret üzerinden bildirilmiş ama gerçekte daha yüksek ücret almıştır. İlk iki halde çalışma süresinin, üçüncü halde ise ücretin tespiti istenir.
Kayıt dışı çalışmanın sonuçları yalnızca prim eksikliğiyle sınırlı değildir. Emeklilik için gereken prim gün sayısı, sigortalılık süresi, iş kazası ve hastalık halinde SGK’dan yararlanma gibi haklar bildirim eksikliğinden doğrudan etkilenir. Bu nedenle çalışmanın kayda geçirilmesi, uzun vadeli sosyal güvenlik haklarını korur.
Hak Düşürücü Süre
Hizmet tespiti davasında en önemli husus süredir. Kanuna göre dava, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; yani mahkeme resen dikkate alır ve süre geçtikten sonra açılan davayı çalışma gerçek olsa bile reddeder.
Örneğin bir yılın Mart ayında yapılan çalışma için süre, o yılın sonundan itibaren beş yıl olarak işler. Birden çok yıl çalışılmışsa her yılın süresi ayrı ayrı hesaplanır. Çalışmanın ilk yıllarına ait kısımlar, son yıllara ait kısımlardan önce süreye takılır. Bu yüzden uzun süreli kayıt dışı çalışma söz konusuysa, dava mümkün olan en erken zamanda açılmalıdır.
Kamu çalışanları, bazı sigortalılık türleri ve işveren tarafından işe giriş bildirgesi verilmiş ancak primleri eksik ödenmiş kişilerde süre ve usul farklılık gösterebilir. Bu halde dosyaya özgü değerlendirme gerekir.
Davanın Tarafları ve Görevli Mahkeme
Dava, işverene ve SGK’ya karşı birlikte açılır. SGK, kayıt düzeltmesinin yapılacağı kurum olduğu için davalı sıfatına sahiptir. İşveren, çalıştırdığı kişiyi bildirmekle yükümlü olduğundan davada ikinci taraftır.
Alt işveren ilişkisi bulunan işyerlerinde, asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumlu tutulabilir. Çalışmanın hangi işverene bağlı olarak yapıldığı davada tartışılabilir. İşyerinin el değiştirdiği, şirketin devredildiği ya da işçinin farklı bir isim altında çalıştırıldığı hallerde gerçek işverenin belirlenmesi için ek araştırma yapılır.
Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetkili mahkeme, işyerinin bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ankara’daki işyerleri için Ankara iş mahkemeleri yetkilidir.
Çalışma Nasıl İspatlanır
Hizmet tespitinde ispat, davanın kaderini belirler. Mahkeme çalışmanın gerçekten yapıldığını kesin biçimde saptamak ister. Kullanılan deliller şunlardır:
- Tanık beyanları: Aynı işyerinde ya da komşu işyerinde çalışan kişiler, davacının çalıştığı dönemi, görevini ve çalışma düzenini anlatır. Tanıkların SGK kayıtlarında aynı dönemde sigortalı görünmesi, beyanın güvenilirliğini artırır.
- İşyeri belgeleri: Personel listeleri, vardiya çizelgeleri, giriş kartları, iş kıyafeti ve zimmet tutanakları çalışmanın varlığını gösterir.
- Banka kayıtları: Maaşın hesaba yatırıldığı dekontlar, çalışma ilişkisinin en güçlü delillerindendir. Ücret elden ödenmişse, işverenden alınan makbuzlar ya da mesajlar kullanılabilir.
- Yazışma ve mesajlar: İş talimatı içeren e-postalar, mesajlar ve görev yazışmaları çalışmanın niteliğini ve tarihini gösterir.
- Fotoğraf ve görüntüler: İşyerinde çalışırken çekilmiş fotoğraflar, sosyal medya paylaşımları ve kamera kayıtları destek delilidir.
- Komşu işyeri kayıtları: Mahkeme çalışılan işyerinin çevresindeki işyerlerinin kayıtlarını ve kişilerin beyanlarını inceleyebilir.
- Diğer sigortalı kayıtları: İşyerinde çalışan sigortalıların listesi ve dönemleri incelenir.
Mahkeme ayrıca işyerinin SGK dosyasını, sicil kayıtlarını ve diğer çalışanların bildirimlerini getirtir. Yeterli delil bulunmazsa dava reddedilir. Bu yüzden dava öncesinde belgelerin ve tanıkların önceden belirlenmesi önemlidir.
Davanın Aşamaları
Dava dilekçesinde çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, görevi, aldığı ücret ve işyeri bilgileri yer alır. Dilekçe iş mahkemesine verilir; mahkeme SGK ve işverene tebligat yapar. Duruşmada tanıklar dinlenir, işyeri kayıtları ve SGK dosyası incelenir.
Gerekirse mahkeme işyerinde keşif yapar ve bilirkişi görevlendirir. Bilirkişi, işyerinin faaliyet durumunu, çalışan sayısını ve kayıtları inceleyerek rapor verir. Tarafların rapora itiraz hakkı bulunur.
Karar aşamasında mahkeme, çalışmanın süresini, günlerini ve prime esas kazancı tespit eder. Karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Karar kesinleştikten sonra SGK, tespit edilen hizmetleri kayıtlarına işler.
Karar Sonrası: Prim ve Haklar
Hizmet tespiti kararı kesinleştiğinde işveren, eksik primleri ve gecikme zammını SGK’ya ödemekle yükümlü olur. Prim borcunun işverenden tahsili SGK’nın görevidir; işçinin bu borcu ödemesi gerekmez. İşveren borcu ödemezse SGK icra yoluyla tahsil eder.
Tespit edilen süre, işçinin emeklilik için gerekli prim gün sayısına, sigortalılık süresine ve diğer sosyal güvenlik haklarına eklenir. İş kazası ya da meslek hastalığı yaşanmışsa, çalışmanın kayda geçmesi SGK’nın sağladığı yardımlar bakımından da önemlidir.
Hizmet tespiti ile işçilik alacakları ayrı kalemlerdir. İşçi, çalışmanın tespitinin yanında ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacakları da talep edebilir. Bu alacaklar için dava açmadan önce arabulucuya başvurulur. Kayıt dışı çalışma sırasında iş kazası geçirilmişse, iş kazası tazminatı davası da ayrıca gündeme gelir.
Eksik Bildirilen Ücretin Tespiti
Hizmet tespiti yalnızca hiç bildirilmeyen çalışmayı kapsamaz. İşçi sigortalı olarak bildirilmiş fakat ücreti gerçek ücretinden düşük gösterilmişse, prime esas kazancın tespiti de istenebilir. Bu durum özellikle asgari ücret üzerinden bildirim yapılıp farkın elden ödendiği işyerlerinde görülür.
Eksik ücret bildirimi emekli aylığının hesabını doğrudan etkiler. Gerçek ücretin ispatı için banka hesap hareketleri, bordro farkları, tanık beyanları ve aynı işyerinde benzer görevi yapan kişilerin ücret bilgileri kullanılır. Mahkeme bu ücreti, aynı işte çalışan ve benzer kıdemdeki işçilerin bilinen ücretleriyle de karşılaştırabilir.
SGK Kayıtlarını Kontrol Etmek
Kayıt dışı veya eksik bildirim çoğu zaman yıllar sonra fark edilir. e-Devlet üzerinden alınan SGK hizmet dökümü, kişinin hangi işyerinde hangi günler sigortalı göründüğünü gösterir. Düzenli olarak bu dökümün kontrol edilmesi, eksik gün veya hiç bildirilmemiş dönemlerin erken fark edilmesini sağlar. Erken fark etmek, beş yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmaması bakımından da önemlidir.
Hizmet dökümünde eksik görülen dönem için ilk adım, o dönemde çalışıldığını gösteren belgelerin toplanmasıdır. Ardından işverene yazılı başvuru yapılabilir; sonuç alınamazsa dava yoluna gidilir.
İşverenin Sık Kullandığı Savunmalar
İşveren, hizmet tespiti davasında genellikle şu savunmalara başvurur: davacının işyerinde hiç çalışmadığı, çalışmanın kısa süreli ve geçici olduğu, davacının bağımsız çalıştığı veya ortak olduğu, süre aşımı nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiği. Mahkeme çalışmanın niteliğini, bağımlılık ilişkisinin bulunup bulunmadığını, işçinin işyerinde talimat altında çalışıp çalışmadığını ve ücret alıp almadığını inceler. Bağımlılık ve ücret unsurları, işçi ile bağımsız çalışanı birbirinden ayıran temel ölçütlerdir.
Bildirimin Sonradan Yapılması
İşveren, kayıt dışı çalıştırdığı kişiyi sonradan SGK’ya bildirebilir. Bu durumda dava gerekmez; ancak sonradan yapılan bildirimin kapsadığı gün sayısı ve ücret, gerçek çalışmaya uygun olmayabilir. İşçi bu bildirimi kabul etmiyorsa, farkın tespiti için dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, hak düşürücü süreyi durdurmaz.
İşverenin SGK denetiminde kayıt dışı çalışan tespit edilmesi halinde, kurum resen işlem yapar ve işverene idari para cezası uygular. Böyle bir tespit, işçi lehine güçlü bir delil niteliğindedir ve hizmet tespiti davasında dosyaya sunulabilir. Denetim tutanakları, iş müfettişi raporları ve SGK inceleme kayıtları mahkemece getirtilebilir.
Hizmet Tespiti ve Emeklilik
Kayıt dışı çalışma, emeklilikte gereken prim gün sayısını doğrudan düşürür. Örneğin bir kişi on yıl çalışmış ama yalnızca altı yılı bildirilmişse, aradaki dört yıl emeklilik hesabına girmez. Hizmet tespiti kararıyla bu dönem kayda geçince, hem emeklilik yaşı hem de aylık bağlama oranı bakımından işçi lehine sonuç doğar.
Borçlanma yoluyla kayıt dışı dönemi tamamlamak mümkün olsa da, borçlanma ücret ödemeyi gerektirir. Hizmet tespiti ise primi işverene yükler. Bu nedenle işverene karşı dava hakkı bulunan kişi için, borçlanmaya başvurmadan önce hizmet tespitinin değerlendirilmesi, mali yük bakımından avantaj sağlayabilir.
Ankara’da Hizmet Tespiti Dosyaları
Ankara’da inşaat, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde kayıt dışı çalışma, hizmet tespiti davalarının başlıca kaynağıdır. Dava, işyerinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde görülür. Büromuz Yenimahalle’dedir; delil toplama, tanık hazırlığı, dilekçe ve duruşma aşamaları takip edilmektedir.
Çalışma sona erdiğinde doğan alacaklar için kıdem tazminatı şartları ve fazla mesai ücreti yazılarına bakılabilir. Genel çerçeve Ankara iş hukuku avukatı sayfasında yer almaktadır.