İş Kazası Tazminatı: Maddi ve Manevi Tazminat Davası
İş kazası geçiren işçinin hakları: SGK bildirimi, iş göremezlik ödenekleri, işverenin kusuru, maddi ve manevi tazminat kalemleri, SGK rücu davası ve iş mahkemesinde yargılama süreci.
Yazan: Tuğrul Alataş
İş Kazası Tazminatı Hangi Hallerde Doğar
İş kazası tazminatı, işçinin işyerinde ya da işin yürütümü sırasında uğradığı bir kaza sonucu bedensel veya ruhsal zarara uğramasıyla gündeme gelir. Kazanın iş kazası sayılması, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda tanımlanmıştır: sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, çalışmakta olduğu sırada ya da işin yapılmasıyla bağlantılı olarak yaşadığı ve bedenen ya da ruhen zarar gördüğü olaylar bu kapsamdadır.
İşyerine giderken yaşanan kazanın sayılıp sayılmadığı da sık sorulur. İşverenin sağladığı servis aracıyla yaşanan kaza iş kazası sayılabilirken, işçinin kendi aracıyla yaptığı yolculuklar çoğu kez bu kapsamın dışında kalır. Mola sırasında ya da öğle yemeği için işyeri dışına çıkıldığında yaşanan kazalarda ise olayın işyeriyle bağlantısı ayrıca incelenir.
İş kazası tazminatı sadece işçinin kendisine değil, kaza sonucu ölüm halinde hak sahibi yakınlarına da doğabilir. Bu durumda destekten yoksun kalma tazminatı talep edilir.
Kaza Sonrası İlk Adımlar
Kazanın ardından atılacak adımlar, ispat bakımından belirleyicidir. İşveren, iş kazasını üç iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmamışsa kaza, sigortalı ya da hak sahipleri tarafından da bildirilebilir.
Kaza sonrasında yararlı olan adımlar şunlardır:
- Sağlık kurumuna başvuru. Acil servis kaydı, epikriz ve tedavi belgeleri kazanın gerçekleştiğini gösteren ilk delillerdir. Kazanın işyerinde yaşandığının hastane kayıtlarına doğru yazılması önemlidir.
- Kaza tespit tutanağı. İşveren veya iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen tutanak, kazanın nasıl olduğunu gösterir. Tutanağın bir örneğinin alınması gerekir.
- Tanık bilgilerinin kaydı. Kazaya tanık olan çalışma arkadaşlarının ad ve iletişim bilgileri sonradan ulaşılması güç hale gelebileceği için erken aşamada not edilir.
- Görüntü ve fotoğraf. Kaza yerindeki makine, iskele veya zemin durumunun fotoğrafı, işverenin önlem almadığı iddiasını destekler.
- SGK kayıtları. e-Devlet üzerinden alınan iş kazası bildirimi ve hizmet dökümü, kazanın kayda geçip geçmediğini gösterir.
Tutanak tutulmadığı ya da kazanın yanlış anlatıldığı durumlarda tanık beyanları ve iş yeri kamera kayıtları belirleyici olabilir.
SGK’dan Sağlanan Haklar
İş kazası sonrasında SGK, işçiye sigorta yardımları sağlar. Bunlar işverenden istenecek tazminattan bağımsız bir sistemdir:
- Geçici iş göremezlik ödeneği. İstirahat raporu süresince çalışılamayan günler için ödenir.
- Sürekli iş göremezlik geliri. Meslekte kazanma gücü kaybı belirli bir orana ulaştığında aylık gelir bağlanır. Oran, Sağlık Kurulu raporuyla belirlenir.
- Tedavi giderleri. Kazadan kaynaklı muayene, ameliyat, ilaç ve protez giderleri SGK tarafından karşılanır.
Maluliyet oranına itiraz edilebilir. Kurul raporu işçinin gerçek durumunu yansıtmıyorsa Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması mahkemeden istenir.
İşverenden Hangi Tazminat Kalemleri Talep Edilir
SGK ödemeleri zararı tamamen karşılamıyorsa, kalan kısım için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Maddi tazminat kalemleri şunlardır:
- Tedavi gideri ve SGK’nın karşılamadığı masraflar.
- Geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybı.
- Sürekli iş göremezlik nedeniyle gelecekteki kazanç kaybı. Bu kalem aktüer bilirkişi tarafından, işçinin yaşı, ücreti, çalışma ömrü ve maluliyet oranı esas alınarak hesaplanır.
- Bakıcı gideri, ortopedik malzeme ve benzeri zorunlu harcamalar.
- Ölüm halinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma tazminatı.
Manevi tazminat ise yaşanan acı ve elem karşılığıdır. Hâkim; kazanın ağırlığını, kusur durumunu, maluliyet oranını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu birlikte değerlendirir. Bu tutar için kesin bir formül yoktur.
SGK’nın ödediği peşin sermaye değerli gelir, maddi tazminattan mahsup edilir. Başka bir ifadeyle işçi, sosyal güvenlik sisteminden karşılanan kısmı ikinci kez talep edemez.
Kusur Oranı Nasıl Belirlenir
Tazminat sorumluluğunun temelinde işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri vardır. 6331 sayılı Kanun, işverene risk değerlendirmesi yapma, çalışanlara eğitim verme, gerekli koruyucu donanımı sağlama ve makine ile ekipmanı güvenli halde tutma görevleri yükler.
Mahkeme, kusur oranını iş güvenliği uzmanı bilirkişi ile belirler. Bilirkişi; işyerinin risk değerlendirmesini, verilen eğitimleri, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmelerini, kullanılan makinenin bakım kayıtlarını ve kişisel koruyucu donanım teslim tutanaklarını inceler.
İşçinin talimatlara aykırı davranması veya dikkatsizliği kusur payı oluşturabilir. Ancak işveren gerekli önlemleri almamışsa, işçinin kusuru çoğu zaman tazminatı ortadan kaldırmaz, yalnızca indirime yol açar. Alt işveren ilişkisi bulunan işyerlerinde asıl işveren ile alt işveren birlikte sorumlu tutulabilir.
SGK Rücu Davası
SGK, iş kazası sebebiyle yaptığı ödemelerin işverenin kusuru oranındaki kısmını işverene rücu edebilir. Bu dava işçi ile işveren arasındaki tazminat davasından ayrıdır. Fakat iki dava arasındaki maluliyet ve kusur tespitleri birbirini etkilediğinden, dosyalar çoğu kez birlikte değerlendirilir.
İşverene rücu davası açılması, işçinin tazminat hakkını kısıtlamaz. İşçinin tazminat talebinden SGK’nın karşıladığı kısım düşüldükten sonra kalan fark işçiye hükmedilir.
Arabuluculuk ve Dava Aşaması
İşçilik alacaklarından farklı olarak, iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında, bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk uygulanmaz (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 3/3). Dava doğrudan iş mahkemesinde açılabilir. Taraflar isterse ihtiyari olarak arabulucuya gidip anlaşma yolunu deneyebilir.
Dava sürecinde mahkeme sırasıyla şu delilleri toplar: SGK iş kazası dosyası, iş müfettişi raporu varsa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş incelemesi, sağlık kurulu ve Adli Tıp raporları, iş güvenliği uzmanı bilirkişi raporu ve aktüer hesap raporu. Her rapora itiraz hakkı bulunur; bilirkişi raporlarında hata ya da eksiklik görülürse ek rapor veya yeni heyet talep edilir.
Zamanaşımı süresi kaza tarihinden başlar ve dosyanın niteliğine göre değişir. Hak kaybının önlenmesi için dava, süre dolmadan açılmalıdır.
Sigortasız ya da Eksik Bildirilen İşçinin Durumu
Kaza sırasında işçinin SGK’ya hiç bildirilmemiş ya da eksik ücretle bildirilmiş olması, haklarını ortadan kaldırmaz. İşçi, hizmet tespiti davası ile çalıştığını mahkemeye kanıtlayabilir. Bu dava; tanık beyanları, işyeri kayıtları, ücret ödemelerini gösteren banka dekontları ve fotoğraflarla yürütülür. Çalışma tespit edildiğinde işveren, prim borçlarından ve kaza sonucu doğan zarardan sorumlu tutulur.
Eksik bildirilen ücret, gelecekteki kazanç kaybı hesabında da etkilidir. Gerçek ücretin bordrodakinden yüksek olduğu ispatlanırsa tazminat hesabı gerçek ücret üzerinden yapılır. Bu nedenle ücret ispatı için banka kayıtlarının ve çalışma arkadaşlarının beyanlarının toplanması önemlidir.
Ölümlü İş Kazalarında Hak Sahipleri
İş kazası sonucu işçinin ölümü halinde, hak sahipleri şu talepleri ileri sürebilir:
- Destekten yoksun kalma tazminatı: Ölen kişinin geliri ile destek verdiği eş, çocuk ve anne babanın kaybı bu kalem altında hesaplanır.
- Cenaze ve defin giderleri.
- Hak sahiplerinin manevi tazminatı: Eş, çocuk ve yakın akrabalar için ayrı ayrı talep edilebilir.
- SGK’dan ölüm geliri: Eş, çocuk ve ana babaya kanuni şartlara göre bağlanır.
Ölümlü kazalarda ceza soruşturması da yürütülür; işveren ve iş güvenliği uzmanı gibi kişiler hakkında taksirle öldürme suçundan soruşturma yapılabilir. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporu, tazminat davasında da dikkate alınır.
Dava Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilir
İş kazası tazminat dilekçesi hazırlanırken şu hususlar özen ister:
- Kazanın tarihi, yeri ve oluş biçimi açıkça anlatılmalıdır.
- İşverenin hangi önlemleri almadığı somut olarak sayılmalıdır: koruyucu donanım verilmemesi, eğitim eksikliği, makine koruyucusunun bulunmaması gibi.
- Talep edilen kalemler ayrı ayrı gösterilmelidir. Bilinmeyen tutarlar için belirsiz alacak davası açılabilir; bu durumda talep edilen alacağın miktarı yargılama sırasında bilirkişi raporu sonrasında netleştirilir.
- Maluliyet oranı ve tedavi durumuna ilişkin belgeler dilekçeye eklenmelidir.
Belgeler ne kadar düzenliyse mahkemenin bilirkişi incelemesi o kadar kısa sürer. Eksik evrak, ek rapor ve ek duruşmalara yol açar.
Zamanaşımı ve Hak Kaybını Önleme
İş kazası tazminatında zamanaşımı süresi, talebin hukuki dayanağına göre değişebilir. Sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil hükümleri birlikte gündeme gelebildiğinden, süre hesabı dosyaya göre ayrıca yapılır. Süre; kaza tarihinden, zararın öğrenildiği tarihten ya da maluliyet oranının kesinleştiği tarihten başlayabilir.
Bu nedenle tazminat hakkının kaybolmaması için şu adımlar önerilir: kazadan sonra mümkün olan en kısa sürede belgelerin toplanması, SGK iş kazası dosyasının temin edilmesi, ihtarname ile işverenin bilgilendirilmesi ve davanın süre dolmadan açılması. Sürelerde tereddüt varsa, davanın erken açılması hak kaybı riskini düşürür.
Ankara’da İş Kazası Dosyaları
Ankara’da işyeri bulunan işçilerin iş kazası dosyaları, işyerinin yeri ve davalı işverenin yerleşim yerine göre Ankara iş mahkemelerinde görülür. Sincan ve Ostim gibi sanayi bölgelerindeki işyerlerinde yaşanan kazalar, uygulamada sık karşılaşılan dosya türlerindendir. Büromuz Yenimahalle’dedir; iş kazası dosyalarında iş güvenliği bilirkişi raporlarına itiraza kadar tüm aşamalar takip edilmektedir.
İşten ayrılma sürecinde doğan alacaklar için kıdem tazminatı şartları yazısına bakılabilir. Genel çerçeve Ankara iş hukuku avukatı ve Ankara tazminat avukatı sayfalarında anlatılmaktadır.