
Yenimahalle Miras Avukatı Olarak Yürütülen Çalışmalar
Yenimahalle Miras Avukatı olarak, miras bırakanın ölümüyle açılan terekenin tespitinden mirasçılar arasındaki paylaşımın tamamlanmasına kadar uzanan sürecin her aşamasında hukuki destek sunuyoruz. Ragıp Tüzün Mahallesi’ndeki büromuzda, Yenimahalle ile Ankara’nın diğer ilçelerinden gelen miras dosyalarını takip ediyoruz. Miras hukuku, bir kişinin ölümünden sonra malvarlığının kimlere, hangi oranda ve hangi usulle geçeceğini düzenler. Türk Medeni Kanunu’nun miras hükümleri hem mirasçıların yasal paylarını hem de miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmaların sınırını belirler.
Uygulamada karşılaşılan işler kabaca iki başlıkta toplanır. Birinci grup, mirasçı sıfatının ve payların tespitine ilişkin işlemlerdir: mirasçılık belgesinin çıkarılması, tapu ve banka kayıtlarının intikali, terekenin kapsamının belirlenmesi. İkinci grup ise çekişmeli dosyalardır: muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davaları, saklı payın zedelenmesi nedeniyle tenkis, taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi ve mirasçılar arasındaki paylaşım uyuşmazlıkları.
Bu kapsamda yürütülen başlıca çalışmalar şunlardır:
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması ve veraset intikal işlemlerinin takibi
- Vasiyetname hazırlanması ve ölüme bağlı tasarrufların geçerlilik koşullarının sağlanması
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlenmesi
- Miras taksimi davaları ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlıkların takibi
- Muvazaalı veya hukuka aykırı tapu kayıtlarına karşı tapu iptali ve tescil davaları
- Saklı pay sahibi mirasçılar için tenkis davası
- Mirasın reddi beyanı ve terekenin borca batık olması halinde hükmen ret davası
- Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu)
Diğer çalışma alanlarına tüm çalışma alanları sayfasından ulaşabilirsiniz.
Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) ve İntikal İşlemleri
Miras dosyalarının büyük bölümünde ilk adım mirasçılık belgesinin alınmasıdır. Bu belge, miras bırakanın kimler tarafından ve hangi paylarla mirasçı olunduğunu gösteren resmî bir tespittir. Tapu müdürlüğünde intikal işlemi yapılması, bankadaki hesaplara ulaşılması, aracın devri veya şirket payının mirasçılara geçirilmesi için önce bu belgenin alınması gerekir.
Belge nereden alınır
Yasal mirasçılar, mirasçılık belgesini noterden ya da sulh hukuk mahkemesinden talep edebilir. Mirasçılar arasında yabancı uyruklu bir kişi bulunması, nüfus kayıtlarının belge düzenlemeye elverişli olmaması veya mirasçılık sıfatının çekişmeli olması gibi hallerde noter belge düzenleyemez; bu durumda başvuru mahkemeye yapılır. Miras bırakanın son yerleşim yeri Yenimahalle ise dosya Ankara Adliyesi bünyesindeki sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Veraset ve intikal işlemleri
Belge alındıktan sonra terekedeki değerlerin mirasçılar adına kayda geçirilmesi aşamasına gelinir. Taşınmazlar için tapu müdürlüğüne, araçlar için trafik tescil birimine, mevduat ve yatırım hesapları için ilgili bankaya başvurulur. Bu aşamada veraset ve intikal vergisi beyannamesinin kanunda öngörülen süre içinde vergi dairesine verilmesi gerekir. İstisna tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, ödenecek verginin hesabı beyan tarihinde yürürlükte olan tutarlar üzerinden yapılır.
Vasiyetname Hazırlanması ve Ölüme Bağlı Tasarruflar
Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere malvarlığı hakkında yaptığı tek taraflı bir tasarruftur. Geçerliliği sıkı şekil şartlarına bağlıdır; şekle aykırılık, vasiyetnamenin iptal davasına konu olmasına yol açabilir. Bu nedenle metnin içeriği kadar düzenleniş biçimi de önem taşır.
Resmî vasiyetname
Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla noter veya sulh hâkimi gibi yetkili bir görevli önünde düzenlenir. Miras bırakanın arzusu resmî memur tarafından yazıya geçirilir, okunur ve imzalanır. Tanıkların da kanunda aranan nitelikleri taşıması gerekir; tanık olamayacak kişilerin katılması geçerliliği tartışmalı hale getirir.
El yazılı vasiyetname
El yazılı vasiyetnamenin baştan sona miras bırakanın kendi el yazısıyla yazılmış, yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilmiş ve imzalanmış olması zorunludur. Bilgisayarda yazılıp imzalanan metin bu şekil şartını karşılamaz. Belgenin saklanması da ayrı bir sorundur; vasiyetnamenin notere veya sulh hâkimine bırakılması, ölümden sonra ortaya çıkarılmasını kolaylaştırır.
Vasiyetnameyle yapılan kazandırmalar sınırsız değildir. Saklı pay sahibi mirasçıların payları zedelenmişse, vasiyetname geçerli olsa bile tenkis talebiyle karşılaşılabilir. Bu yüzden metin hazırlanırken tasarruf edilebilir kısmın doğru hesaplanması gerekir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin bakılıp gözetilmesi karşılığında malvarlığının tamamını veya bir kısmını devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. Uygulamada çoğunlukla yaşlı bir kişinin taşınmazını, kendisine bakan yakınına devretmesi biçiminde karşımıza çıkar.
Bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için miras sözleşmesi şeklinde, yani resmî memur ve iki tanığın huzurunda düzenlenmesi gerekir. Adi yazılı olarak yapılan veya yalnızca tapuda satış gösterilerek gerçekleştirilen devirler, sonradan diğer mirasçılar tarafından dava konusu edilebilir. Bakım borçlusunun edimini yerine getirmemesi halinde sözleşmenin sona erdirilmesi de gündeme gelir.
Sözleşmenin dikkatle kurulmaması, miras bırakanın ölümünden sonra hem muvazaa hem de tenkis tartışmalarını beraberinde getirir. Devrin gerçek bir bakım ilişkisine dayandığının kayıtlarla desteklenmesi, ileride açılabilecek davalar bakımından belirleyici olur.
Saklı Pay Sahibi Mirasçılar ve Tenkis Davası
Kanun, belirli mirasçılara dokunulamayacak asgari bir pay tanır; buna saklı pay denir. Saklı pay sahibi mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir. Saklı pay oranları mirasçının içinde bulunduğu zümreye göre ayrı ayrı belirlenmiştir: altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için ise birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişen bir oran öngörülmüştür.
Miras bırakan, sağlığında yaptığı bağışlarla veya vasiyetnameyle bu sınırı aşmışsa, saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davası açabilir. Dava, tasarrufun saklı payı ihlal eden kısmının orantılı biçimde indirilmesini sağlar. Tenkis hesabı yapılırken terekenin ölüm tarihindeki durumu esas alınır ve daha önce yapılan kazandırmalar hesaba katılır.
Tenkis davası hak düşürücü süreye tabidir. Saklı payının zedelendiğini öğrenen mirasçının bir yıl içinde, her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde dava açması gerekir. Sürenin işlemeye başladığı anın doğru tespiti, dosyanın esasına girilip girilmeyeceğini belirler.
Muris Muvazaası, Tapu İptali ve Tescil Davaları
Miras uyuşmazlıklarında sık karşılaşılan başlıklardan biri, miras bırakanın sağlığında yaptığı tapu devirleridir. Miras bırakan, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazını gerçekte bağışladığı halde tapuda satış gibi göstermişse, bu işlem muris muvazaası olarak nitelendirilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre görünürdeki satış sözleşmesi muvazaa nedeniyle, gizlenen bağış ise şekil şartını taşımadığı için geçersiz sayılır.
Mirasçılar bu durumda tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın tereke kaydına dönmesini talep eder. Davada satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, miras bırakanın devir için makul bir sebebinin bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişki, taşınmazın değeriyle gösterilen bedel arasındaki fark ve devirden sonra taşınmazın kim tarafından kullanıldığı gibi ölçütler değerlendirilir.
Taşınmazın aynına ilişkin olduğu için dava, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılır. Ankara’daki taşınmazlar bakımından dosya Ankara Adliyesi’ndeki asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Bu davalarda tapu kayıtlarının, nüfus kayıtlarının ve varsa banka hareketlerinin baştan eksiksiz toplanması, yargılamanın gereksiz uzamasını önler.
Miras Taksimi ve Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu)
Miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılar terekeye elbirliğiyle malik olur. Elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan hiçbiri tek başına tasarrufta bulunamaz; satış, kira veya ipotek gibi işlemler için oybirliği aranır. Bu yapı, mirasçılar anlaşamadığında taşınmazın uzun süre atıl kalmasına yol açar.
Elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete geçiş
Mirasçılardan biri, sulh hukuk mahkemesine başvurarak elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini isteyebilir. Paylı mülkiyete geçildiğinde her mirasçının payı tapuda bağımsız biçimde görünür; mirasçı kendi payı üzerinde tek başına tasarruf edebilir hale gelir. Bu adım, çoğu zaman ortaklığın giderilmesi davasından önce atılan bir hazırlık işlemidir.
Aynen taksim ve satış suretiyle paylaşım
Paydaşlar paylaşım konusunda anlaşamazsa ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açılır. Dava tüm paydaşlara karşı birlikte açılır ve taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde görülür. Mahkeme öncelikle taşınmazın aynen taksim edilip edilemeyeceğini araştırır; bunun için keşif yapılır ve bilirkişi incelemesi yaptırılır. İmar durumu, taşınmazın niteliği ve pay sayısı aynen taksime elverişli değilse satış suretiyle paylaşıma karar verilir. Satış, mahkemenin görevlendirdiği satış memurluğu eliyle açık artırma usulüyle gerçekleştirilir ve elde edilen bedel paylar oranında dağıtılır.
Mirasçıların anlaşabildiği hallerde ise dava yoluna gitmeden taksim sözleşmesi düzenlenmesi mümkündür. Yazılı biçimde yapılan bu sözleşme, hem süreyi hem de yargılama giderini azalttığı için ilk olarak değerlendirilmesi yerinde olan yoldur.
Mirasın Reddi ve Borca Batık Tereke
Miras yalnızca malvarlığını değil, borçları da kapsar. Terekenin borca batık olduğu durumlarda mirasçılar kendi malvarlıklarıyla sorumlu tutulma riskiyle karşılaşır. Bu riski önlemenin yolu mirasın reddidir.
Yasal süre içinde ret beyanı
Mirasın reddi, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve kanunda öngörülen üç aylık süre içinde gerçekleştirilmelidir. Süre, yasal mirasçılar bakımından miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihte; vasiyetnameyle atanmış mirasçılar bakımından tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihte işlemeye başlar. Ret, kayıtsız ve şartsız olmalıdır; kısmi ret veya şarta bağlı ret kabul edilmez. Bir mirasçının reddi halinde miras payı, sanki o kişi miras bırakandan önce ölmüş gibi diğer mirasçılara geçer; bu nedenle ret beyanının aile içinde kimleri etkileyeceğinin önceden değerlendirilmesi gerekir.
Hükmen ret davası
Miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Buna rağmen alacaklılar mirasçılara karşı takip başlatabilir. Böyle bir durumda mirasçılar, terekenin borca batık olduğunun tespiti amacıyla mirasın hükmen reddi davası açar. Dava alacaklılara karşı yöneltilir ve süreye bağlı olmaksızın açılabilir. İcra takibiyle karşılaşan mirasçının, takibe itiraz süresini de gözeterek hareket etmesi önem taşır.
Terekenin Korunması, Resmî Defter ve Mirastan Feragat
Miras açıldıktan sonra paylaşıma geçilmeden önce terekenin kapsamının ve durumunun bilinmesi gerekir. Kanun bu amaçla birden çok koruma aracı öngörmüştür ve bunların hangisinin işletileceği, mirasçıların terekenin borç yükü hakkındaki bilgisine göre değişir.
Terekenin tespiti ve koruma önlemleri
Mirasçılar, terekeye dahil malların ve hakların belirlenmesi için sulh hukuk mahkemesinden terekenin tespitini isteyebilir. Bu talep bir hak iddiası değil, delil ve durum tespiti niteliğindedir; mahkeme tapu, banka ve trafik kayıtlarını celbederek terekenin fotoğrafını çeker. Terekenin zarara uğrama tehlikesi varsa mühürleme, defter tutma veya terekenin resmen yönetilmesi gibi koruma önlemlerine de karar verilebilir. Mirasçılardan birinin bulunamadığı ya da mirasçı olup olmadığı belli olmayan hallerde tereke temsilcisi atanması gündeme gelir.
Resmî defter tutulması
Terekenin borç durumu hakkında tereddüt varsa mirasçılar, mirası kabul veya ret kararını vermeden önce resmî defter tutulmasını isteyebilir. Bu talep kanunda öngörülen süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mahkeme alacaklıları ilan yoluyla davet ederek terekenin aktif ve pasifini deftere geçirir. Defter tamamlandıktan sonra mirasçıya düşünme süresi tanınır; mirasçı bu aşamada mirası reddedebilir, deftere göre kabul edebilir veya kayıtsız şartsız kabul edebilir. Deftere göre kabul halinde sorumluluk, kural olarak deftere yazılan borçlarla sınırlı kalır. Bu yol, terekede taşınmaz bulunmakla birlikte borç tablosunun net olmadığı dosyalarda hak kaybını önlemeye yönelik bir imkân sunar.
Mirastan feragat sözleşmesi
Miras bırakan, sağlığında bir mirasçısıyla mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Bir karşılık ödenerek yapılan feragatte, feragat eden mirasçı sıfatını yitirir ve kural olarak altsoyu da bundan etkilenir. Sözleşmenin geçerliliği miras sözleşmesi şekline, yani resmî memur ve iki tanığın huzurunda düzenlenmesine bağlıdır. Uygulamada feragat sözleşmesi ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve bağış işlemleri birbirine karıştırıldığı için, hangi hukuki kalıbın seçildiğinin metinde açıkça anlaşılması gerekir. Karşılıksız feragatte ise tenkis hesabına ilişkin sonuçlar farklılaşabilir; bu nedenle sözleşme kurulurken diğer mirasçıların saklı pay durumu da birlikte değerlendirilir.
Miras Dosyası Adım Adım Nasıl İlerler?
Sürecin nasıl işlediğini görmek, hangi aşamada neyin beklendiğini anlamayı kolaylaştırır. Yenimahalle ve Ankara genelinde takip edilen dosyalarda izlenen sıra genellikle şöyledir:
- İlk görüşme ve durum tespiti. Miras bırakanın ölüm tarihi, mirasçıların kimler olduğu, terekede neler bulunduğu ve varsa yapılmış devirler konuşulur. Bu görüşmede hangi taleplerin ileri sürülebileceği ve hangi sürelerin işlemekte olduğu değerlendirilir.
- Belge toplama. Nüfus kayıt örneği, tapu kayıtları, banka ve vergi dairesi bilgileri ile varsa vasiyetname veya sözleşme örnekleri toplanır. Eksik belge, yargılamanın uzamasına yol açan başlıca sebeplerden biridir.
- Mirasçılık belgesinin alınması. Noter ya da sulh hukuk mahkemesi yoluyla mirasçı sıfatı ve paylar resmen belirlenir.
- Yol seçimi. Anlaşmayla paylaşım mümkünse taksim sözleşmesi veya arabuluculuk gündeme gelir. Anlaşma sağlanamıyorsa açılacak dava türü ve talep sıralaması belirlenir.
- Dava açılması ve tensip. Dilekçe hazırlanır, harç ve gider avansı yatırılır, mahkeme tensip zaptını düzenler ve taraflara tebligat çıkarılır.
- Ön inceleme ve tahkikat. Tarafların iddia ve savunmaları netleşir; tanık dinlenmesi, keşif ve bilirkişi incelemesi bu aşamada yapılır. Miras dosyalarında bilirkişi raporu çoğunlukla belirleyici olur ve rapora karşı süresinde itiraz edilmesi gerekir.
- Karar ve kanun yolu. Hüküm kurulduktan sonra gerekçeli karar tebliğ edilir; istinaf ve gerekli hallerde temyiz yolu değerlendirilir.
- İnfaz ve tescil. Kesinleşen kararın tapuya işlenmesi, satış işlemlerinin yürütülmesi veya bedelin paylaştırılması ile dosya sonuçlanır.
Her aşamada dosyanın gidişatı ve atılacak adımlar hakkında bilgi verilir; süreç, dosyanın koşullarına göre değerlendirilerek yürütülür.
Yenimahalle’de Çalışma Biçimi ve İletişim
Büromuz Ragıp Tüzün Mahallesi’nde bulunuyor; Batıkent, Demetevler, Şentepe, Ostim, İvedik ve Ergazi çevresinden gelen dosyaların yanı sıra Ankara genelindeki miras uyuşmazlıklarını takip ediyoruz. Miras davaları çoğunlukla Ankara Adliyesi bünyesindeki sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemelerinde görüldüğü için duruşma, keşif ve dosya inceleme işleri aynı adliye üzerinden yürütülüyor. Taşınmazın Ankara dışında bulunduğu hallerde ise yetkili mahkeme değişebileceğinden, dava açılmadan önce yetki ve görev değerlendirmesi ayrıca yapılıyor.
Miras dosyaları yalnızca hukuki değil, aile içi ilişkileri de ilgilendiren süreçlerdir. Bu nedenle ilk aşamada anlaşmayla çözüm imkânı araştırılır; anlaşma sağlanamadığında dava yoluna başvurulur. Terekede şirket payı veya ticari işletme bulunması halinde süreç şirket ve ticaret hukuku tarafıyla birlikte ele alınır. Sağ kalan eşin miras payı, mal rejiminin tasfiyesiyle iç içe geçtiğinden aile hukuku ve boşanma süreçleri bakımından da ayrıca değerlendirme yapılır.
Dosyanızdaki durumun hangi başlığa girdiğini ve izlenebilecek yolları konuşmak için bize ulaşabilirsiniz. Görüşme öncesinde elinizde bulunan nüfus kayıtları, tapu belgeleri ve varsa tebligat evrakını hazırlamanız, ilk değerlendirmenin daha isabetli yapılmasını sağlar.