Çek ve Senet Uyuşmazlıklarında Sunulan Hukuki Destek
Ankara Çek Senet Avukatı arayışı iki uçtan birinde başlar: elindeki çeki ya da bonoyu vadesinde tahsil edemeyen alacaklı ve hakkında kambiyo takibi başlatıldığını ödeme emri tebliğiyle öğrenen borçlu. Kambiyo senetlerine özgü takip yolunda itiraz ve şikayet için tanınan süreler genel haciz yolundakinden kısa olduğundan, dosyanın ilk günlerinde verilen kararlar sonuç bakımından belirleyicidir.
Bu hızın arkasında kambiyo senetlerinin soyutluk niteliği vardır. Senet, düzenlendiği temel ilişkiden bağımsız bir borç doğurur; senedi devralan iyiniyetli hamile karşı, satış bedelinin eksik ödendiği ya da işin ayıplı yapıldığı gibi temel ilişkiden kaynaklanan savunmalar kural olarak ileri sürülemez. Kanun koyucu bu soyutluğu, çek ve senedin ticari hayatta ödeme aracı olarak dolaşabilmesi için kabul etmiştir. Bunun bedeli ise borçlu tarafında savunma imkânlarının daralması, alacaklı tarafında ise şekil şartlarına sıkı biçimde bağlı kalma zorunluluğudur.
Ragıp Tüzün Mahallesindeki büroda yürütülen çalışma, Yenimahalle ve Ankara genelinde şu başlıkları kapsamaktadır:
- Çek, bono ve poliçenin şekil şartları yönünden incelenmesi ve takip yolunun belirlenmesi
- Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılması ve yürütülmesi
- Borçlu tarafında imza itirazı, borca itiraz ve şikayet yollarına başvurulması
- Karşılıksız çekte icra ceza mahkemesine şikayet ve çek düzenleme yasağı süreçleri
- Menfi tespit, istirdat ve bedelsizlik iddiasına dayalı davaların açılması
- Ciro silsilesinin, yetkili hamil sıfatının ve senet üzerindeki kayıtların incelenmesi
- Teminat senedi savunması ve açık senedin anlaşmaya aykırı doldurulması iddiaları
Diğer başlıklar için çalışma alanlarının tamamına göz atabilirsiniz.
Bir Belgenin Kambiyo Senedi Sayılması
Kambiyo senedi kavramı kanunda sınırlı sayıda belirlenmiştir: poliçe, bono ve çek. Elde bulunan kağıdın bu senetlerden biri sayılabilmesi, kanunun aradığı zorunlu unsurların eksiksiz bulunmasına bağlıdır. Uygulamada takibin iptaline yol açan sebeplerden biri, alacağın gerçek olmaması değil, senedin bu unsurlardan birini taşımamasıdır.
Bono
Bonoda senet metninde bono veya emre yazılı senet ibaresinin bulunması, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, kime ya da kimin emrine ödenecekse onun adı, düzenlenme tarihi ve düzenleyenin imzası aranır. Vade ve ödeme yeri bakımından kanun tamamlayıcı hükümler öngörmüştür: vade gösterilmemişse senet görüldüğünde ödenecek sayılır, ödeme yeri yazılmamışsa düzenlenme yeri ödeme yeri kabul edilir. Buna karşılık düzenleme tarihinin ya da imzanın bulunmaması tamamlanabilir bir eksiklik değildir ve senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırır.
Bonoda düzenleyen, senedin asıl borçlusudur. Bu nokta müracaat hakkı bakımından belirleyicidir: cirantalara başvurabilmek kanunun aradığı işlemlerin yapılmasına bağlıyken, düzenleyene karşı talep hakkı bu işlemlerden bağımsız olarak varlığını sürdürür.
Çek
Çekte senet metninde çek kelimesinin geçmesi, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havale, ödeyecek kişinin yani muhatap bankanın adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası aranır. Çek Kanunu ayrıca banka tarafından bastırılan çek yaprağında bulunması gereken kayıtları düzenlemiştir.
Çekte vade bulunmaz; çek görüldüğünde ödenir. Uygulamada karşılaşılan ileri düzenleme tarihli çeklerde ibraz zamanı ve ibrazın sonuçları kanunda düzenlenmiştir; bu nedenle çek elden çıkarılmadan önce ibrazın hangi tarihte yapılacağının ve bunun taraflar bakımından ne anlama geldiğinin belirlenmesi gerekir. İbraz sürelerinin kaçırılması, müracaat haklarını ve karşılıksızlık nedeniyle şikayet imkânını doğrudan etkiler.
Poliçe
Poliçe, düzenleyenin muhataba, lehtara ödeme yapması yönünde verdiği havaleyi içerir. Muhatap kabul beyanında bulunmadıkça asıl borçlu hâline gelmez; kabul, poliçe üzerine yazılıp imzalanmak suretiyle yapılır. Poliçe, ülke içi ticaretin yanı sıra dış ticaret ve akreditif ilişkilerinde de karşımıza çıkar.
Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu
Kambiyo senedine dayanan alacaklıya, İcra ve İflas Kanunu daha hızlı işleyen özel bir takip yolu tanımıştır. Takip talebine senedin aslının eklenmesi zorunludur; fotokopi ya da suret yeterli değildir. Takip talebi üzerine icra dairesince yapılan inceleme kanunda gösterilen kapsamla sınırlıdır; senede ve alacaklının sıfatına yöneltilen itiraz ve şikayetler ayrı bir denetimin konusudur.
Ödeme emri ve süreler
Borçluya gönderilen ödeme emrinde borcun ödenmesi, itiraz ve şikayet yolları ile bunlara ilişkin süreler gösterilir. İtiraz ve şikayet için tanınan süreler genel haciz yolundakinden kısadır ve kaçırılması hâlinde takip kesinleşerek haciz aşamasına geçilir. Sürelerin kısalığı nedeniyle, ödeme emri tebliğ alındıktan sonra dosyanın incelenmesi için geçirilecek her gün savunma imkânını daraltır.
İtirazın ve şikayetin mercii
Bu takip yolunda itiraz icra dairesine değil icra hukuk mahkemesine yapılır. İtirazın takip işlemleri üzerindeki etkisi, ileri sürülen itirazın türüne göre kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir; bu nedenle itirazla birlikte takibin durdurulması bakımından hangi talebin ileri sürülmesi gerektiği dosya bazında belirlenir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu iddiası da bu yolun içindedir; yetkiye itiraz, borca itirazla aynı merciye ve aynı süreye bağlı olarak ileri sürülür. Buna karşılık senedin kambiyo vasfı taşımaması ve alacaklının yetkili hamil olmaması itiraz değil şikayet konusudur; bunlar da icra hukuk mahkemesine götürülür.
Takibin kesinleşmesinden sonraki haciz, satış ve sıra cetveli aşamaları genel hükümlere göre yürür. Bu aşamaların işleyişi ve mal varlığı araştırmasının nasıl yapıldığı konusunda alacak takibi ve haciz sürecine ilişkin sayfa ayrıca incelenebilir.
İmza İtirazı ile Borca İtirazın Farkı
Kambiyo takibinde borçlunun önündeki iki temel itiraz yolu birbirinden hem sebep hem de sonuç bakımından ayrılır. Bu ayrımın dosyanın başında doğru kurulmaması, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurur.
İmza itirazı, senetteki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıdır. Bu itirazın açıkça ve ayrıca ileri sürülmesi gerekir; imza açıkça reddedilmezse senetteki imza borçluya ait sayılır. İtiraz üzerine mahkeme, borçludan alınacak karşılaştırma imzaları ve mevcut resmî belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırır. İtirazın kabulü ya da reddi hâlinde tarafların karşılaşabileceği sonuçlar, kanunda öngörülen para cezası da dahil olmak üzere kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Senedin kambiyo vasfı taşımadığı ya da alacaklının yetkili hamil olmadığı yönündeki iddialar ise itiraz değil şikayet başlığı altında ileri sürülür.
Borca itiraz, imzanın kabul edildiği ancak borcun bulunmadığı ya da sona erdiği iddiasına dayanır. Ödeme, ibra, takas, erteleme, zamanaşımı ve senedin bedelsiz kalması bu kapsamdadır. Bu yolun ayırt edici yanı ispat rejimidir: kanun, borca itiraz sebepleri bakımından hangi iddianın ne şekilde ispatlanabileceğini ayrıca düzenlemiştir ve bu düzenleme her sebep için aynı değildir. Elden yapılan ödemeler, açıklamasız banka havaleleri ve sözlü mutabakatlar yazılı bir dayanak bırakmadığından, itiraz esasen haklı olsa da ispat aşamasında sonuçsuz kalabilir.
Karşılıksız Çek ve Çeke Duyulan Güvenin Korunması
Çekin ödeme aracı olarak işlevini sürdürebilmesi, kendisine duyulan güvenin korunmasına bağlıdır. Kanun bu güveni yalnızca özel hukuk yaptırımlarıyla değil, cezai bir sorumlulukla da desteklemiştir.
Süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması hâlinde muhatap banka, hamilin talebi üzerine karşılıksızdır işlemi yapar ve bu durumu çek üzerine kaydeder. Bu kayıt, çeke dayalı takip ve şikayet süreçlerinin temel dayanağıdır. Karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren çek hesabı sahibi hakkında, hamilin icra ceza mahkemesine yapacağı şikayet üzerine adli para cezasına ve çek düzenleme ile çek hesabı açma yasağına hükmedilebilir. Şikayet, kanunda öngörülen süre içinde ve kanunda sayılan yer mahkemelerinden birine yapılır; hangi yerin şikayetçi bakımından elverişli olduğu dosyanın verilerine göre belirlenir.
Yasağın kaldırılması, çek bedelinin işleyen faiziyle birlikte ödenmesi hâlinde mümkündür. Düzenlemenin kurduğu denge budur: cezai sürecin sona ermesi, çekin karşılığının hamile ulaşması koşuluna bağlanmıştır. Şikayetin bu sonucu doğurabilmesi ise usulüne uygun ve süresinde yapılmış olmasına bağlıdır; süresi geçmiş ya da usulüne uygun ibraz edilmemiş bir çekte ceza yolu baştan kapanır.
Karşılıksız çek dışında, senedin doğuşu ya da kullanılması bir suç iddiasını da beraberinde getirebilir. Bedelsiz kalmış bir senedin kullanılması, açık senedin anlaşmaya aykırı doldurulması veya baştan ödeme kastı olmaksızın senet düzenlenmesi iddiaları bu kapsamdadır. Bu tür isnatlarla karşılaşıldığında ceza dosyalarının yürütülmesine ilişkin başlıklar ayrıca değerlendirilir.
Menfi Tespit ve İstirdat Davaları
Borçlu olmadığını ileri süren kişinin başvuracağı temel yol menfi tespit davasıdır. Dava takipten önce açılabileceği gibi takip başladıktan sonra da açılabilir. Davanın hangi aşamada açıldığı, takibin seyri bakımından mahkemeden istenebilecek tedbirleri etkiler; hangi tedbirin hangi aşamada ve hangi koşulla istenebileceği kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken takibin bulunduğu aşamanın tespiti, talep sonucunun kurulmasından önce gelir.
Takip konusu para tahsil edildikten sonra talep, ödenen tutarın geri alınmasına yönelir; bu aşamada istirdat davası gündeme gelir. İstirdat davası kanunda öngörülen süre içinde açılmalıdır ve borcun bulunmadığının yanında ödemenin cebri icra tehdidi altında yapıldığının da ortaya konması gerekir.
Her iki davada da ispat yükü kural olarak davacı borçludadır. Senet borç ikrarı içerdiğinden, aksini iddia eden tarafın bunu ortaya koyması beklenir. Senede karşı senetle ispat kuralı burada da geçerlidir; tanık beyanı tek başına sonuç doğurmaz.
Ciro Silsilesi ve Senedin Devri
Çek ve bono emre yazılı senetlerdir; kural olarak ciro ve teslimle devredilir. Takibi başlatan kişinin yetkili hamil sayılabilmesi, senet üzerindeki ciro zincirinin kesintisiz ve düzgün olmasına bağlıdır. Zincirdeki bir kopukluk, alacaklının sıfatını tartışmalı hâle getirir ve şikayet yoluyla ileri sürülebilir.
Ciro türlerinin sonuçları birbirinden ayrılır. Temlik cirosu senetten doğan hakların tümünü devreder. Tahsil cirosu, cirantanın hakkını devretmeksizin yalnızca tahsil yetkisi vermesidir. Rehin cirosu ise senedi bir alacağın teminatı olarak devretmeye yarar. Senedin arkasında yalnızca imza bulunması, yani beyaz ciro, senedin elden ele dolaşmasına imkân tanır ve bu hâlde senedi elinde bulunduran kişi hamil sayılır.
Senede emre yazılı değildir kaydının konulması, senedin ciro yoluyla değil alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceği anlamına gelir. Bu kayıt, devralanın hukuki durumunu esaslı biçimde değiştirir: temlik alan, devredenin hukuki durumundan etkilenir ve borçlu temel ilişkiden doğan savunmalarını ona karşı da ileri sürebilir.
Senedin ticari bir ilişkiden doğduğu hâllerde, ciro edilen senetlerin şirket defterlerinde nasıl izlendiği ve cari hesap kayıtlarıyla nasıl örtüştüğü ayrı bir inceleme konusudur. Bu yönüyle dosya, ticari defterlerin delil değeri ve şirket alacakları başlığıyla birlikte ele alınır.
Protesto, Zamanaşımı ve Sebepsiz Zenginleşme
Bono ve poliçede, ödememe hâlinde cirantalara ve diğer müracaat borçlularına başvurabilmek için kanunda öngörülen süre içinde noter aracılığıyla ödememe protestosu düzenlenmesi gerekir. Protesto çekilmemesi, müracaat borçlularına karşı talep hakkını düşürür; buna karşılık bonoda düzenleyene, poliçede kabul eden muhataba karşı hak varlığını sürdürür. Senet üzerine masrafsız iade ya da protestosuz kaydı konulmuşsa protesto zorunluluğu ortadan kalkar. Çekte ise muhatap bankanın çek üzerine düştüğü karşılıksızlık kaydı protesto yerine geçer.
Kambiyo senetlerinden doğan taleplerin tabi olduğu zamanaşımı süreleri, alacaklının kime karşı ve hangi sıfatla başvurduğuna göre değişir ve genel borç ilişkilerindeki sürelerden kısadır. Bu nedenle senedin vadesi geçtikten sonra beklemek, alacaklı bakımından hak kaybı riskini artıran bir tercihtir. Zamanaşımı def’i kendiliğinden gözetilmez; borçlunun bunu süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürmesi gerekir.
Kambiyo hukukuna dayalı hakları zamanaşımı ya da şekle ilişkin bir eksiklik nedeniyle düşen hamile kanun bir imkân daha tanımıştır. Bu hâlde hamil, zararına zenginleşmiş olan ve kanunda gösterilen kişilere karşı sebepsiz zenginleşme talebinde bulunabilir. Bu talep de kendi süresine tabidir. Bunun yanında senedin dayandığı satış, ödünç veya hizmet ilişkisine dayanılarak temel ilişkiden doğan alacak davası açılması ayrıca gündeme gelebilir.
Teminat Senedi ve Bedelsizlik Savunması
Uygulamada ileri sürülen savunmalardan biri, senedin bir borcun ödenmesi için değil, ileride doğabilecek bir borcun teminatı olarak verildiğidir. Bu savunmanın sonuç doğurması yazılı bir dayanağa bağlıdır. Senet metninde hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu açıkça gösterilmişse, senedin kayıtsız şartsız ödeme vaadi niteliği tartışmalı hâle gelir ve kambiyo vasfı sorgulanabilir. Buna karşılık senedin üzerinde yalnızca teminattır ibaresinin bulunması, hangi ilişkiye bağlandığı belirtilmediği sürece savunmayı desteklemekte yetersiz kalır.
Bu nedenle teminat amacıyla senet verilirken, senetle birlikte ayrı bir teminat protokolü düzenlenmesi ve bu protokolde senedin tarih, tutar ve düzenleyen bilgileriyle tanımlanması gerekir. Teminat konusu ilişkinin sona ermesi hâlinde senedin iadesi ve iade edilmemesi hâlinde ne yapılacağı da bu belgede düzenlenmelidir.
Bedelsizlik savunması ise senedin karşılığının hiç alınmadığı ya da kısmen alındığı iddiasıdır. Senet borç ikrarı içerdiğinden ispat yükü bu iddiayı ileri sürende olur. Ayrıca bu savunma, senedi temel ilişkinin tarafından devralan iyiniyetli üçüncü kişiye karşı kural olarak ileri sürülemez; ancak hamilin senedi devralırken bilerek borçlunun zararına hareket ettiği ortaya konabilirse durum değişir.
Açık senet, yani tutarı ya da tarihi boş bırakılarak imzalanan senet, ayrı bir risk alanıdır. Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası da yazılı delille ispata tabidir ve iyiniyetli hamile karşı kural olarak ileri sürülemez. Boş senet imzalanmaması, imzalanacaksa hangi sınırlar içinde doldurulacağının yazılı olarak kayda geçirilmesi bu riski azaltır.
Ankara’da Çek ve Senet Dosyalarının Görüldüğü Merciler
Kambiyo takipleri icra dairelerinde yürütülür. Yetkili icra dairesi kanunda gösterilen bağlama noktalarına göre belirlenir; borçlunun yerleşim yeri bu noktaların başında gelir ve dosyanın özelliklerine göre birden fazla dairenin yetkili olduğu hâller de bulunabilir. Taraflar arasında yetkiye ilişkin bir kayıt varsa bu kaydın geçerli olup olmadığı, tarafların sıfatı ve aralarındaki ilişkinin niteliği dikkate alınarak ayrıca değerlendirilir. Yetkiye itiraz kanunda öngörülen süre ve usulle ileri sürülür.
Takip hukukuna ilişkin itiraz ve şikayetler İcra Hukuk Mahkemesinde görülür. Karşılıksız çek şikayetleri İcra Ceza Mahkemesinin görev alanındadır. Menfi tespit ve istirdat gibi esasa ilişkin davalarda görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre belirlenir; bu belirleme dava açılmadan önce yapılır. Talebin konusu bir miktar paranın ödenmesiyse dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekip gerekmediği dosya bazında değerlendirilir.
Yenimahalle’de yerleşik borçlulara ilişkin dosyalar Ankara Adliyesi bünyesindeki icra daireleri ve mahkemelerde yürütülür. Ankara Batı Adliyesinin yetki alanına giren yerleşimlerde ise dosya oraya açılır; borçlunun adresi bu ayrımda belirleyicidir. Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgesindeki işletmeler arasındaki ticari ilişkilerde senet ve çek de ödeme aracı olarak kullanıldığından, bu bölgeden gelen dosyalarda ciro silsilesinin ve cari hesap kayıtlarının birlikte incelenmesi gerekir.
Süreç Nasıl İlerler
İlk görüşmede senedin aslı incelenir. Şekil şartlarının tam olup olmadığı, ciro zincirinin düzgünlüğü, senet üzerindeki kayıtlar ve varsa banka ibraz kaşesi bu incelemenin konusudur. Bu aşama hangi takip yolunun açık olduğunu ve borçlu tarafında hangi itirazın ileri sürülebileceğini baştan belirler.
Alacaklı tarafında takip talebi hazırlanır, senedin aslı dosyaya sunulur ve tebligatın usulüne uygun yapılması izlenir. Usulsüz tebligat, sonradan takibin iptaline yol açabilen sebeplerden biridir. Takip kesinleştiğinde mal varlığı araştırması yapılır ve haciz talepleri gönderilir.
Borçlu tarafında ise öncelik, ödeme emrindeki sürelerin hesaplanmasıdır. İtiraz ya da şikayet dilekçesi hazırlanırken hangi sebebin hangi yola ait olduğu ayrıştırılır; imza itirazı ile borca itirazın aynı dilekçede karıştırılması, sonucu doğrudan etkileyen bir hatadır. İtirazı destekleyecek yazılı belgeler dilekçeyle birlikte sunulur.
Süreç boyunca dosya hesabının denetlenmesi ayrı bir başlıktır. İşleyen faizin türü ve başlangıç tarihi, tahsil edilen tutarların hangi kalemlere mahsup edildiği ve masrafların doğru hesaplanıp hesaplanmadığı düzenli olarak kontrol edilir.
Taraflarda Karşılaşılan Hatalar
Alacaklı tarafında karşılaşılan durumlardan biri, senedin şekil şartları incelenmeden takibe geçilmesidir. Düzenleme tarihi bulunmayan bir bono ya da çek kelimesi geçmeyen bir belge kambiyo senedi sayılmadığından, bu belgeye dayanan kambiyo takibi baştan tartışmalı hâle gelir ve alacağın hangi yoldan istenebileceğinin yeniden belirlenmesi gerekir. Bir diğer hata, çekin ibraz süresi içinde bankaya sunulmamasıdır; bu gecikme müracaat haklarını ve şikayet imkânını birlikte etkiler.
Borçlu tarafında karşılaşılan durumlardan biri, ödeme emrinin ciddiye alınmaması ve sürelerin kaçırılmasıdır. Kambiyo takibinde süreler kısadır ve kaçırılan süre sonradan telafi edilemez. İkinci hata, ödemelerin belgelendirilmemesidir. Senede ilişkin ödemenin banka aracılığıyla ve açıklamasında senedin tarih ile tutarı belirtilerek yapılması, borca itirazda dayanılabilecek yazılı belge niteliğindedir. Ödemenin elden yapıldığı hâllerde senet üzerine kısmi ödeme şerhi düşülmesi ya da makbuz alınması gerekir.
Her iki tarafta da görülen ortak hata, senedin ödendikten sonra geri alınmamasıdır. Borç ödendiği hâlde senet borçluya iade edilmezse, senet bir başkasına ciro edilerek yeniden takibe konulabilir ve bu kez iyiniyetli hamile karşı savunma imkânı daralır. Ödeme yapılırken senedin aslının geri alınması, alınamıyorsa üzerine ödeme kaydı düşülüp imzalatılması bu riskin önüne geçmeye yönelik adımlardır.
Bir diğer ortak hata, senedin fotokopisiyle yetinilmesidir. Kambiyo takibi senedin aslına dayanır; aslı kaybolan senet için kanunda öngörülen iptal prosedürünün işletilmesi gerekir. Bu süreç zaman aldığından, senedin fiziki olarak korunması ve devir aşamalarının kayıt altına alınması baştan planlanmalıdır.